Bir zamanlar sadece Silikon Vadisi’nin ve teknoloji dünyasının kapsamına giren uzaktan çalışma, 2020 mart ayı itibari ile dünya genelinde milyonlarca ofis çalışanının yeni çalışma şekli haline geldi.

CNBC’ye göre 2017 itibariyle Amerikalıların %5,2’sinin tam zamanlı olarak evden çalışmaya başlaması ve bu yüzyılda evden çalışmanın pandemi ile birlikte yükselişte olması aslında şaşırtıcı değil. Zira uzaktan çalışma veya evden çalışma konsepti 2012’den itibaren iş hayatındaki araştırmaların ve verimlilik üzerine çalışanların ana maddelerinden biri. 

2012’de Amerika’da çalışanların %36 sı evden çalışmak isterlerken günümüze geldiğimizde ise pandemi sonrası bu oran %89’a çıktı. 

2020 mart ayı ile birlikte şirketler ve çalışanlar evden çalışmanın işyerlerine ve bireysel hayatlara olan verimliliğini ölçme fırsatını da biraz mecburiyetle de olsa yakaladılar. İş hayatımızı evlere taşıma sonucu gündüz evde yaşayan ekosistemin içine hazırlıksız dahil olduk. Özellikle de anneler ve babalar bir anda evde yardımcı veya aile büyükleri ile birlikte büyüyen çocukların hayatlarına tabiri caizse bomba gibi düştüler. 2020 bitene kadar her birimiz ne olduğunu çok da anlamadık hatta her hafta bir sonraki hafta her şeyin normale döneceği hissiyatındaydık da. Fakat her zamanki gibi evdeki planlar dünyaya uyumlanamadı. Ve her birimiz iş hayatını ve ev hayatını aynı dar fanusta planlamaya giriştik. Geldiğimiz noktada bazı anne-babalar çoktan işyerlerine döndü. Bazıları ise tamamen bu sisteme geçti. Biz tam da bu sistemde yani uzaktan çalışma modelinde kalan ebeveynler için son 2 yılın deneyimlerinden kısa bir hayat kolaylaştırıcı liste hazırladık. 

Çalışma İçin Ayrı Bir Alanınız Olsun

Mutlaka bir çalışma odanız olmak zorunda değil fakat sadece çalışmak için oturduğunuz küçük de olsa bir alanınız mutlaka olmalı. Bu durum evde yaşayanlar için de bir sınır oluştururken sizin de daha verimli çalışmanıza yardımcı olacaktır. Çocuklarınız büyükse, çocuklarınızdan oluşturduğunuz alana ve çalışma sürelerinize uyum göstermelerini isteyin. Bu alan ne kadar ortak kullanım alanlarının dışında bir alan olursa daha az bölünürsünüz.

Hayatınızın Her Alanını Programlayın

Her detay için günlük bir plan oluşturun. Günlük yapılacak işlerinizi programa göre hallettikten sonra ev işleriyle ilgilenmeniz daha kolay olacaktır. Çocuklarınızı da günlük planlamaya dahil edebilirsiniz. Onlara işim 6’da bitecek ve seninle o zaman ilgileneceğim diye saat dilimi vermek onun için de daha belirleyici olacaktır. Tabii bu son cümlemiz sizi anlayabilecek yaşta bir çocuğunuz varsa geçerli. Aksi durumda bebeğiniz zamanla bir rutin oturtmanızla sizi anlayabilecektir. 

Superman-Superwoman Değilsiniz, Mutlaka Gerektiğinde Yardım Alın

Çocuğunuz küçükse aynı anda hem işle hem onunla ilgilenmek iki taraf için de haksızlık olabilir. Eğer iş yükünüz çok fazlaysa büyükannelerden ya da ekonomik durumunuz ölçüsünde bir bakıcıdan yardım alın. Evden çalışıyor olmanız her işe sizin yetişeceğiniz anlamına gelmez, gelemez.

Evinizi sanki bir ofismiş gibi kabul etmeniz ve öyle davranmanız gerekmektedir. Bu yüzden çocukların bu süre içinde deneyimli bir bakıcı ya da büyükanneleriyle birlikte olmaları sizin için en iyisi olacaktır. Bütün gün olmasa dahi yarım gün ya da 3-4 saat için gibi farklı anlaşmalar yapabilirsiniz. 

Dinlenmezseniz Devam Edemezsiniz

Evden çalışıyor olmanız sizin yorulmadığınız anlamına asla gelmez. Her yeni güne başlamadan önce mutlaka dinlenmiş olun. Yeteri kadar dinlenmemek de sizin fiziksel ve zihinsel olarak fazla yorulmanıza neden olabilir. Bu dinlenebilmeyi de ancak yukarıda bahsettiğimiz gerektiğinde yardım bayrağını kaldırarak yapabilirsiniz.

Emziren Bir Anneyseniz Mutlaka Hazırda Sütünüzü Sağmış Olun

Eğer emziriyorsanız en olmadık zamanlarda –mesela bir toplantının ya da görüntülü konuşmanın tam ortası- gibi durumlarda bebeğinizi beslemeniz gerekebilir. Böyle kriz anları için mutlaka günlük süt sağın ve hazır bulundurun. Bakım veren kişinin de bu konuda bilgilenmesini sağlayın.

Hiçbir konuda Disiplini Bozmayın, Bozulmasına İzin Vermeyin

Anneler-Babalar bebeklerine bakan biri olduğu halde ağladıkları zaman mutlaka kendileri gidip bakmak isterler. Bu durumda bakım verenin de bir anlamı kalmaz.  Eğer yardım alıyorsanız bebeğiniz güvenli ellerdeyse ufak huysuzluklarda hemen koşmayın. Kendinizi  size gerçekten ihtiyacı olan zamanlara saklayın.

Mümkün Olduğunca Temiz Hava Alın, Dışarı Çıkın

Dışarıda çalışan anneler-babalar ne kadar yoğun çalışırlarsa çalışsınlar sosyal hayata karıştıkları için kendilerini daha iyi hissederler. Fakat sosyal yaşamdan uzak evden çalışmak bir süre sonra psikolojik açıdan sizi zorlayabilir. İnsan sosyal bir varlıktır. Kendiniz için hazırladığınız programda, dışarı çıkıp bir kahve içmek ve kafanızı dağıtmak için de zaman ayırın. 

Uykunuzu Aldığınızda Mutlaka Uyanın

Sabahları sadece 1 saat erken uyanmak bile birçok işe vakit ayırmanız demektir. Bu sürede çocuğunuzla parka gidebilir, yürüyüşe çıkabilir veya yoga gibi aktiviteler yapabilirsiniz. Bu şekilde sabahları enerjisini sağladığınız bebeğiniz veya biraz daha büyük çocuğunuz, öğle uykusunu daha kaliteli uyuyacak size de iş için daha verimli zaman kalacaktır.

En Önemlisi de Evden Çalışan Ebeveyn Olmanın Avantajlarına Odaklanın

Evden çalışan anne-baba olarak belki arkadaşlarınızla bir kahve içemiyor, bir öğlen yemeği yiyemiyor ya da her gün kendi kişisel bakımınızı yapamıyor olsanız da evden çalışan anne-baba olmanın avantajlarına odaklanabilirsiniz.

İşe gidip gelmek için trafikte kalmamak, iş bittiği andan itibaren çocuklarınızla ilgilenmek, kötü hava koşullarından etkilenmeden evinizde çalışmak, çocuğunuzu öğle uykularına kendiniz yatırmak, çocuğunuzu okula bırakıp alabilmek, aklınızın her an evde kalmaması veya onun ilk adımına ilk seslerine tanıklık etmek gibi istesenizde bir daha asla göremeyeceğiniz anları gibi avantajları asla göz ardı etmeyin.

Unutmayın çocuğunuzla birlikteyken aynı zamanda evden çalışıp para kazanıyor olmak da büyük bir avantajdır. Bunun keyfini çıkarmaya bakın.

PAYLAŞ

YORUMLAR

Yorum Yap