Yenidoğan Sarılığı Belirtileri ve Tedavisi

/ Uncategorized

Yeni Doğan Sarılığı, yeni doğmuş bir bebekte ilk 28 gün çerçevesinde meydana gelen bir durumdur. Anne karnında gelişimini tamamlayıp zamanında doğan bebeklerin %60’ı civarında görülürken, doğumu erken olan bebeklerin yaklaşık %70’inde görülen bir rahatsızlıktır. Hamilelik döneminde annenin karaciğerini temizleme görevi gören bebekteki bilirubin maddesi, doğum sonrasında bebeğin kendi karaciğerini temizleme kapasitesine ulaşır. Bu aşamada bilirubinler sarılığa sebep olabilmektedir. Bunun nedeni; bilirubinlerin karaciğer içerisinden dışarıya atılamamasıdır. Yeni doğan bebeklerde görülen sarılık hastalığının birçoğu fizyolojik olarak meydana gelen sarılıktır. Yani herhangi bir tehlike sınırını geçmeyen ve 1-2 hafta kadar süre ile kendiliğinden geçen bir durumdur.

200283910-001

 

Fizyolojik Sarılık

Genellikle yeni doğmuş bir bebeğin yaşamının 2. günü kendini gösteren ve 3 ile 4. günü en yüksek seviyelere ulaşarak daha sonraları kendiliğinde giderek azalma gösteren bir sarılık türüdür.

Yeni Doğan Sarılığı’na yakalanma sebepleri nelerdir?

  • Annenin diyabet olması,
  • İdrar yolunda oluşan enfeksiyonlar,
  • Annenin sütünde sarılık olması,
  • Bebeğin yeteri kadar anne sütü alamaması,
  • Biberon ile beslenen bir bebeğin yeteri kadar mama alamaması,
  • Bebeğin doğuştan meydana gelen bir takım enzim rahatsızlıklar, yeni doğan sarılığını meydana getirebilir. Bu gibi belirtilerin yeni doğan sarılığı belirtileri olup olmadığını ortaya çıkarmak için gerekli testlerin yapılması gerekmektedir.

Hangi bebeklerde yeni doğan sarılığı görülme riski fazladır?

Annenin kan grubu RH Negatif, babanın kan grubu RH Pozitif ise bebeğin pozitif olma ihtimali yüksektir. Anne ile bebekteki bu farklılık (RH uygunsuzluğu) yeni doğan sarılığı olma riski barındırmaktadır. Yeni Doğan Sarılığı her ne kadar kendiliğinden iyileşme gösterse de yeni doğmuş bir bebekte sarılık hastalığını erkenden tespit ederek takip etmek oldukça önemlidir. Çünkü kimi zamanlarda bilirubin yüksek noktalara gelerek beyinde hasarlara yol açabilmektedir. Bu nedenle yeni doğmuş bir bebek Yeni Doğan Sarılığı hastalığına yakalanmışsa yaklaşık ilk 10 gün içerisinde doktor takibi altında kalması büyük önem arz etmektedir. 10 günden sonra ise beyin bariyerlerinin kapandığı kabul edilerek, bilirubinin kan içerisinden beyne geçmesinin zor olduğunu bilinmektedir.

yedi_dogan_sariligi

Bebeğin sarılık hastalığına yakalandığını nasıl anlarım?

Yeni doğan bebeklerin göz aklarında, burun çevresinde ve yüzünde sarı bir renk oluşması,  yeni doğan sarılığın belirtisi olabilir. Sarılık hastalığı bebeklerde önce yüzde görülmeye başlar ve kan içerisindeki bilirubinlerin seviyesinde artış görüldükçe zamanla göğüs, karın, bacak ile kollara doğru ilerleme gözlenir ve zaman geçtikçe göz akında da sararma görülür.

Yeni Doğan Sarılığı hangi durumlarda tehlikelidir?

Göbek altında sarılık oluşmaya başlaması tehlikelidir. Gözle doktorun dahi yanılma payı olması nedeniyle göz akında ve yüzde sarılık hissedildiğinde mutlaka kan tahlili ile sarılığın düzeyini saptamak gerekir. Kanda yükselen bilirubin bebekte uyku yapar. Sarılığı olan bebek emmek istemez, sürekli uyumak ister.

Yeni Doğan Sarılığı’nın tedavisi var mıdır?

Yeni doğan sarılığına yakalanmış bebekler doktor kontrolünde hastanede tedavi edilmektedir. Serum takılarak bebeğin sarılık hastalığı tedavi edilir.

Yeni Doğan Sarılığı nasıl iyileşir?

Her ne kadar kendiliğinden iyileşme gösterse de, yeni doğmuş bir bebekte sarılık hastalığının erkenden tespit edilerek takip edilmesi oldukça önemlidir. Çünkü; kimi zamanlarda bilirubin, yüksek noktalara gelerek beyinde hasarlara yol açabilmektedir. Bundan dolayı yeni doğmuş bir bebek yeni doğan sarılığı hastalığına yakalanmışsa yaklaşık ilk 10 gün içerisinde doktor takibi altında kalması çok önem arz etmektedir. 10 günden sonra ise beyin bariyerlerinin kapandığı kabul edilerek, bilirubinin kan içerisinden beyne geçmesinin zor olduğunu bilinmektedir.

GİYİM KONUSUNDA İNATLAŞAN ÇOCUKLARA NASIL DAVRANMALI?

/ Uncategorized

Giyinmeme Sendromu, özellikle havaların soğumasıyla 2-3 yaş çocuklarında görülen, oyun ile karışık, giyinmek istememe halidir.Geçicidir; ama mevsim değişene kadar sabretmeniz gerekecektir. Uygulanacak yöntem çocuğun dikkat süresine, oyuna olan yatkınlığına, cinsiyete, annenin sabrına ve hayal gücüne göre değişiklik göstermektedir.

kids21

Giyinme Sendromu yaşayan çocukların ebeveynlerine Çocuk Gelişimi ve Özel Eğitim Uzmanı Özge Selçuk Bozkurt’un önerileri:

  • Rahat kıyafetler giydirmeyi tercih edin. Külotlu çorap-dar pantolon kızları sıkarken, özellikle erkek çocukları yapıları gereği sıcağı sevmediklerinden rahat eşofman tercih etmektedir.
  • Giyinme olayını çoğu çocuk bir “oyun” olarak görmektedir. O kaçar siz kovalarsınız. Kat kat giyinmekten bunalmış bir çocuk, giyinmeye karşı tepkili olacaktır. Merak etmeyin, onların kanı sizden hızlı akar, metabolizmaları gereği daha çok sıcaklarlar.
  • Dolabında mevsimine uygun kıyafetler bulundurun. Çocuğunuz sevdiği şeyi giymek ister. İnceymiş-kalınmış ayırt edemezler. Bu elemeyi yapmak size düşer.
  • Çocuğunuzun tercih yapmasını kolaylaştırın. Fazla kıyafetleri kaldırın; giyebileceği, birbirine uyumlu kıyafetleri siz belirleyin ve görünür yerde bulunmalarını sağlayın. Az seçenek sunarsanız tercihi kolaylaşacaktır.
  • Dikkati giyinmeye değil de hikayeye çekin. İşte size anlatmanızı önerdiğim hikayelerimden biri: “Kahraman itfaiyecinin ağaçtaki kediyi kurtarmak için kostümünü giymesi gerekiyordu, ağaca tırmanırken ayakları kaymamalıydı (çoraplar için) , ağaç gövdesi bacaklarını çizmemeliydi (pantolon için) , o sırada minik kedi kurtarılmayı bekliyor ve miyavlıyordu. İtfaiyeci son kez çantasını takacağı kazağını giymeliydi (üst kıyafeti giyerken) Hayal gücünüz sınır tanımaz!
  • Üzerindekini çıkartmak istemiyorsa, elini yıkama bahanesiyle lavaboda “yanlışlıkla” ıslatın ve o suyla oynarken, daha rahat oynaması için çıkartın. O kururken geçici olarak -kuruyana kadar- istediği başka bir şey giyebileceğini söyleyin.

benetton

BLÖF YAPIN. Bir yere gideceğiniz zaman, Dışarı çıkmayı aslında o da istiyor ama giyinmek istemiyorsa, kapının önüne giymesini istediğiniz giysileri koyun. Siz giyinin gelse de gelmese de çıkacağınızı söyleyin, gerekirse kapının önünde giydirin. İş ciddiye binince, çoğu çocukta işe yarayan bir yöntemdir. Kararlılığınızı gösterin.

Unutmayın her çocuğa uygun bir yöntem mutlaka vardır. İş; çocuğu tanımak, özelliklerini, zaaflarını bilmekten geçer;)

 

Uzm. Özge SELÇUK BOZKURT

Çocuk Gelişimi ve Özel Eğitim Uzmanı

http://www.ozgeselcukbozkurt.com/

Çocuklarda Oyuncak Paylaşımı

/ Uncategorized

“Benim” sözcüğü, okul öncesi çocukların birbirlerine ve yetişkinlere, kendi dünyalarının ve kendi sınırlarının olduğunu hatırlatmak için kullandıkları; özellikle 3-4 yaşına kadar canlılığını koruyan bir paroladır. Çocuğunuza karşılıklı ödün kuralını öğreterek neyin onun olduğu ve neyin onun olmadığının iyice yerleşmesinden önce ve sonra barışın varlığına yardım edebilir, bu paylaşma kuralını evinizde uygulayabilirsiniz. Müdahaleniz olmadan çocuğunuzun paylaştığını görmeniz, sınırlarını genişletmeye hazır olduğunu gösteren müthiş bir işaret olacaktır.

Çocuğunuzun paylaşamama sorununu önleyebilmeniz için;

  • Bazı oyuncakların kesinlikle yalnızca ona ait olmasını sağlayın. Okul öncesi çocukların “benim” kelimesini ve bağlı oldukları şeyleri bırakmalarından önce onlara sahip olma şansı verilmelidir. Örneğin; misafir çocuk gelmeden önce çocuğunuzun paylaşmak istemediği oyuncakları ortadan kaldırın.
  • Sizin ve arkadaşlarınızın paylaşımınıza dikkat çekin.  Çocuğunuza arkadaşınıza kitabınızı veya eşyanızı ödünç verdiğinizden söz edin.
  • Paylaşmanın ne demek olduğuna ve bundan ne kadar hoşlandığınıza dikkat çekin. Örneğin; “arkadaşına oyuncağını bir dakika için vererek paylaşman ne hoş” deyin.

paylasmayi ogrenmek

  • Bazı oyuncakları etiketleyerek kendine ait her şeyin yakınında olan yaşıtı bir çocuğa da ait olmadığı konusunda güven duymasına yardımcı olun.
  • Paylaşma kuralları oluşturun. Arkadaşları oynamaya gelmeden önce grup paylaşmasında ondan ne beklendiğini çocuğunuza bildirin. Örneğin; “bir oyuncağı yere koyarsan herhangi biri onunla oynayabilir; elinde tutarsan sende kalabilir” deyin.
  • Bir arkadaşının evinde çocuğunuzun daha iyi paylaşacağını farkedin. Çocuğunuzun kendi evinde daha mülkiyetçi; başka birisinin evinde ise kendi alanı olmadığı için daha pasif bir rol oynaması doğaldır.
  • Paylaşım gelişim için gereklidir. Paylaşmayı öğrenmek aceleye gelmeyecek bir başarı işidir. Çocuklar genellikle 3-4 yaşlarında hatırlatılmadan kendiliğinden paylaşmaya başlarlar.

 

Ne yapmalı?

  • Çocuğunuz 3-4 yaşından küçükse, arkadaşıyla oynarken aralarında çıkabilecek paylaşma sorununa karşın yakınlarında olun.
  • İki çocuk birden bir oyuncağa “benim” dediğinde paylaşmada karşılıklı ödünün nasıl çalıştığını gösterebilmek için; çocuklardan birine oyuncağı vererek saati kurun ve zil çaldığında oyuncağı diğer çocuğa vereceğinizi söyleyin. Onlar oyuncaktan bıkana kadar zil rutinini sürdürün.

7206412002renk

  • Oyuncakları molaya bırakın. Arkasından koşulan oyuncağı bir süreliğine çocuklardan uzaklaştırın. Oyuncak için kavga etmeyi sürdürürlerse; bir oyuncağı paylaşmamanın o oyuncakla kimsenin oynamayacağı anlamına geldiğini göstermek için oyuncağı uzaklaştırmayı sürdürün.
  • Sinirlenmeyin. Çocuğunuzun paylaşmayla ilgili kuralı zorla veya sizin istemenizle değil, yapabildiği an öğreneceğini hatırlayın.
  • Ara sıra olan paylaşmamasına kızmayın; sadece sorun çıkaran oyuncağı ortadan kaldırın.

Oyun ve Oyuncağın Çocuk Gelişimine Etkisi

/ Uncategorized

Tutumluanne’nin düzenlemiş olduğu “Oyun ve Oyuncağın Çocuk Gelişimine Etkisi”  hoş bir mekanda, Göztepe Oyuncak müzesinde Uzman Psikolog Iraz Toros Suman tarafından gerçekleştirildi.
Uzmanımız, söyleşiye ” Bir düşünün evinizde oyun mu çok, oyuncak mı? sorusuyla başladı.
Çok oyuncağın, çocuk gelişimi açısından çok anlamlı olmadığını fakat çok oyunun vazgeçilmez bir ihtiyaç olduğunun altını çizdi.
0-3 yaşa kadar çocukların doğal nesnelere eşyalara ilgi duydukları ve çok da fazla yapılmış oyuncaklara ihtiyaçları olmadığını söyledi. Bir sepeti alın, doğaya çıkın yapraklar, çiçekler, taşlar, kozalakları doldurun çocuğunuzun önüne koyun.. İlgi duyacaktır. Dahası tavalar, tencereler, yuvarlanan ses çıkaran , hayatta var olan sahici nesneleri tanımak çocukların gelişimine daha çok katkıda bulunacaktır diye ekledi.

kitchenbaby

 

Bu dönemde, hiç  değilse de az oyuncak önerdi. Bu dönemde çocuğun doğal olarak anneye odaklanmasından ötürü, bunalmaması adına annenin kendi hoşuna gidecek etkinlikleri bularak ruhunu dinlendirmesinin önemine dikkat çekti.

Çocuğun, 3 yaştan sonra sembolik oyunlara başlamasından ötürü oyun patnerine ve oyuncağa ihtiyaç duyduğunu belirtti. Özellikle “Sen şu ol, ben bu olayım…”oyunlarının çocuklarımızın duygularını anlamakta ve gelişimlerini izlemek açısından önem taşıdığını belirtti. Ne olmak istiyor, sizi ne yapmak istiyor, oyununda agresyon var mı ? Bunların çocukların ruhsal durumlarını anlamakta önemli ipuçları olabileceğini belirtti.

cocuklarla-nasil-oyun-oynanir-

Yetişkinlerin çok ve uzun cümlelerle konuştuklarına dikkat çekerek, daha sade sözcüklerin daha rahat anlaşılacağını belirtti.
Hayal gücünü harekete geçirebilmek için , kral hakkında bir fikir yaratmak istiyorsanız kral resmi göstermeyin ; bir kral hikayesi okuyun, çocuğunuz onun resmini yapsın dedi.
Elektronik aletlerin, konuşmayı geciktirme, odaklanamama, obeziteye ortam sağlama açısından çocukların ellerine verilmesinin sakıncalı olduğunun altını çizdi. Siz kendinize bakın siz bu tür aletlerle zaman geçiriyorsanız ; çocuğunuzun size benzemek istemesini doğal karşılamak gerekir dedi. Ebeveynlerin de kendilerine ilişkiye dayanan uğraşlar bulmalarını ve bu tür uğraşlara çocuklarıyla birlikte katılmaları önerisinde bulundu.
Akran çocuğu  olan arkadaş guruplarının  hem çocuklarımızı hem bizi besleyeceğini  ve sosyalleşmenin hem çocuklar hem de anneler için çok faydalı olduğunu söyledi.
Iraz Toros Suman Söyleşisini,
” Bol ilişki.. Bol çocuk.. Bol deneyim ……”   diyerek bitirdi.

1 – 5 Yaş Arası Çocuk Gelişimi

/ Uncategorized

Her çocuk kendi gelişim çizgisini oluşturur. O nedenle “gelişimin kilometre taşlarındaki yaşları” gerçek yaşlarının gerisinde veya ilerisinde olabilir. Belli bir gelişim aşamasında neler olduğu konusunda bilgi edinmek isteyenler için bir ile beş yaş arasındaki normal gelişim gösteren çocukların gelişiminin kilometre taşlarını paylaşıyoruz.

1-2 yaş arası:

  • Çevresini keşfeder, her şeye dokunmaya başlar.
  • Uzun bir öğle uykusu uyur.
  • Kısa süreler için kendi başına oynar.
  • Vücudunu keşfeder.

407930-3-4-18038

2-3 yaş arası:

  • Koşar, tırmanır, iter, çeker; çok aktiftir.
  • Bacakları paytak görünür.
  • Parmağıyla, kaşıkla yemek yer.
  • Giysilerinin bir kısmını kendi çıkarabilir.
  • Cinsel organını keşfeder.
  • Daha az uyur, kolay kalkar.
  • Rutin ister.
  • Her şeyi kendi yapmak ister.
  • Kararsızdır, kararını sık sık değiştirir.
  • Öfke patlamaları, duygu değişimleri yaşar.
  • Yetişkinler gibi davranmaya çalışır.
  • Kendi yaşındaki çocuklarla aynı yerde oynar; ama birlikte oynamaz.
  • Henüz paylaşmak, beklemek, sıra almak, bırakmak için hazır değildir.
  • Suyla oynamayı sever.
  • Tek tek sözcükler sarf eder, kısa cümleler kurar.
  • Negatiftir, “hayır”ı çok kullanır.
  • Söyleyebileceğinden daha fazlasını anlar.

2_3 yas

3-4 yaş arası:

  • Koşar, zıplar, tırmanır.
  • Yemeğini kendi yer, bardaktan içer.
  • Dökmeden bir şeyler taşıyabilir.
  • Soyunup giyinmede yardımcı olabilir.
  • Öğle uykusu istemeyebilir, ama sessizce oynar.
  • Yetişkinlere duyarlıdır, onaylanma ister.
  • Kötüleyici ifadelere karşı duyarlıdır.
  • İşbirliği yapar, kendi başına basit şeyler yapar.
  • “Ben de” aşamasındadır, dahil edilmek ister.
  • Eşyaları ve insanları merak eder.
  • Hayal gücü iyidir, karanlıktan veya hayvanlardan korkabilir.
  • Hayali bir arkadaş edinebilir.
  • Gece uyanabilir.
  • Çok konuşur, kısa cümleler kullanır.
  • Sırasını bekleyebilir, sabrı gelişmeye başlar.
  •  Oyuncaklarını toplamak gibi bir takım sorumluluklar alabilir.
  • Kendi başına oynamasını bilir; ama grup oyunlarında sorun çıkarabilir.
  • Kız babasına, erkek annesine daha çok bağlanır.
  • Kıskançtır; özellikle yeni bir bebeği kıskanabilir.
  • Suçluluk duygusunu tatmaya başlar.
  • Sızlanıp ağlayarak, sevgi gösterilmesini isteyerek duygusal güvensizliğini açığa vurur.
  • Parmağını emerek, tırnağını yiyerek gerilimini giderebilir.
  • Kendisini ifade etmeye başlar.

3_4 yas

4-5 yaş arası:

  • Boy ve kilo artışı sürer.
  • Uyum sağlamayı sürdürür.
  • Yemesi, uyuması iyidir.
  • Çok aktiftir.
  • Bir şeyler yapmaya başlar; ama pek bitirmez.
  • Patronluk yapmak ister, kendini över.
  • Diğer çocuklarla oynar; ama kendini öne çıkarır.
  • Kısa süren kavgalar edebilir.
  • Net konuşur; konuşması iyidir.
  • Hikayeler anlatır, abartır.
  • Duyduğu argo kelimeleri kullanmak hoşuna gider.
  • Anlamsız sözcükler uydurur.
  • Kahkaha atar, kıkırdar.
  • İşlerini ağırdan alır.
  • Söylendiğinde elini yüzünü yıkar.
  • “Nasıl” ve “niye” aşamasındadır.
  • Hayal gücü çok güçlüdür.
  • Yaşıtlarına bağlı olmaya başlar.

 

Sömestre tatilini nasıl geçirmeli?

/ Uncategorized

Çocuklar sömestre tatilini sabırsızlıkla beklediler ve nihayet bir eğitim dönemi geride kaldı. Tatil süresinin tamamının eğlence ve dinlenceyle geçmesine imkan olmasa da çocukların dinlenmelerine, özel zevkleri ile ilgili keyifli aktiviteler yapmalarına, yaşıtlarıyla bir arada olmalarına, oyun oynamalarına fırsat vermek, tatilin sonunda yeni döneme hazır olmaları için gerekli. Bunun yanı sıra, dersleri ile ilgili çocuklara sorumluk vererek ve tatil programını birlikte yaparak, bir birey olarak ona saygı duyduğunuzu gösterebilirsiniz.

Sömestre tatilinin nasıl geçmesi gerektiği ile ilgili olarak Uzman Pedagog Sevil Yavuz, ailelere önerilerde bulunuyor:

  • Çocuklar tatilin tadını çıkarmalı. Ailesiyle, akrabalarıyla, arkadaşlarıyla, kimle isterlerse onlarla doya doya zaman geçirmeli. Buna çocuğun kendisinin karar vermesine fırsat vermeli.
  • Notlarının düşük olduğu dersleri gülümseyerek anlatmalı ve “artık ikinci dönem biraz daha fazla çalışarak düzeltirsin” diyerek moral vermeli. “Ben sana güveniyorum; ikinci dönem daha güzel olacak, daha başarılı olacaksın” gibi sözlerle çocuk yüreklendirilmeli ve bunu yapabileceğine inanıldığı gösterilmeli. Eğer özel desteğe ihtiyacı varsa tatil süresince fazla sıkmadan, özel ders desteği alınabilir.

cocuk_somestr_mkle

  • Çocuğun derslerinin hepsinde notları düşükse bunun nedeni araştırılmalı. Ailede çocuğu olumsuz etkileyen bir sorun mu var, okulda onu üzen bir olay mı oldu, çocukta öğrenme güçlüğü mü var; bunları bilip ona göre bir program uygulamalı. Bunları tespit edecek kişi ise pedagogdur. Başarısızlığın nedeni araştırılmadığında ve bunun için bir program uygulanarak olumsuz koşullar değiştirilmediğinde, sadece ek dersle çocuğun başarısını artırmak mümkün olmayacaktır.
  • Anne-babalar çocuklarını koşulsuz sevdiklerini göstermeli. Aileler sevgilerini çocukların akademik başarılarıyla koşullandırmamalı.
  • Çocuklar okula giderken erken kalktıkları için düzenli bir uyku saatlerinin olması önemli. Tatil zamanı çocuk erken kalkmayacağı için geç de yatabilir. Çocuklara uyku saatleri için baskı uygulanmamalı ve istedikleri saatte uyumalarına izin verilmeli. Çocukların gönüllerince eğlenmelerine ve dinlenmelerine fırsat verilmeli.

29694_0

  • Çocuğun tatilde olduğunu hissetmesi ve okulu, dersleri kısa bir süre için unutması sağlanmalı. Beraber hafta sonları, akşamları gezmeye gidilebilir. Müzeler gezilebilir. Çocukların yaşayarak öğrenmesine izin vermeli.
  • Çocuklar okulda yeterince kitap okuyup ödev yaptıkları için anne-babalar, “Tatilde kitap oku, şu alıştırma kitabını çöz ” gibi çocuğun yapması gereken şeylere karar vererek baskı yapmamalı. Anne-babalar, yoğun eğitim programından sonra çocuğun bu tatili hak ettiğini unutmamalı.

Uzman Pedagog Sevil Yavuz

www.pedagogsevilyavuz.com

Ek gıdaya nasıl geçilir?

/ Uncategorized

Anne sütü ilk 6 ay bebeğin tüm ihtiyaçlarını tek başına karşılar. 6 aydan sonra enerji ve demirden zengin ek gıdalarla anne sütünün desteklenmesi gerekir. Bebeklerde ek gıdaya geçmek için en uygun zaman 6. aydır. Hem bebeğin artan besin ihtiyaçlarının karşılanması hem de beslenmeyle ilgili yutma, çiğneme gibi ağız becerilerinin geliştirilmesi için bu geçiş çok önemlidir.

5.-6. aydan sonra bebek, artık anne sütünden daha yoğun ve kıvamlı besinlere alıştırılmaya başlanmalıdır. Bu özellikle öğürme refleksinin zayıflatılması için en uygun dönemdir. İstenirse yoğurt ve sulu muhallebilerle ek gıdaya ilk geçiş sağlanabilir. Buradaki amaç bebeği muhallebiyle beslemek değil; sütten daha kıvamlı, yoğun besini yutturmaya alıştırmaktır.1-2 hafta sonra artık daha pütürlü sebze ve meyve pürelerine geçiş kolay olacaktır.

timthumb

Ek gıdalara başlayınca anne sütü azalırsa ne yapmalı?

Her bebeğin hayatının ilk altı aylık döneminde sadece anne sütü alması çok önemlidir. Ancak ek gıdaya başlamak ve bebeğin bir yaşında erişkin diyetine geçebilecek hale gelmesi, bu arada yutmayı ve çiğnemeyi öğrenmesi de daha sonrası için önemlidir. O nedenle ek gıdalara mutlaka 6. ayda başlamak gerekir.

İlk yıl özelliklede 9. aya kadar anne sütü ağırlıklı beslemek, yeni tatlarla bebeği tanıştırmak önemlidir. 1 yaşından sonra ana öğünlerde ek gıda, gece beslemelerinde anne sütü vererek devam edebilirsiniz

Ek gıdalara başlarken dikkat edilecek konular nelerdir?

  • Ek gıdalar mutlaka bebek aç iken denenmelidir. Her yeni gıda tek başına denenmelidir.
  • Bebeğe verilecek ek gıda önce çok az denenmeli, daha sonraki günlerde miktar artırılmalıdır.
  • İlk denemede sevmediği bir gıdayı zorla vermemek gerekir.
  • Ek gıdaları kaşık veya bardakla vermek gerekir, biberon kullanmamalıdır.
  • Ek gıdaları hazırlarken, temizliğe çok önem vermek gerekir; cam rende, temiz su kullanmalıdır.
  • Bebeğe verilecek her gıda doğal ve taze hazırlanmış olmalıdır. Konserve, dondurulmuş ve paketlenmiş yiyecekler, hazır meyve suları, kolalı içecekler, hazır çorbalar, içine boya, tatlandırıcı veya aroma katılmış besinler bebeğiniz için uygun değildir.
  • Hazırlanan yiyecekler oda ısısında 2 saatten fazla bekletilmemelidir, buzdolabında muhafaza edin.
  • Taze sıkılmış meyve suları sadece hazırlanan öğün için bebeğe verilmelidir.

Ek gıdaya geçerken altın kural

Ek gıdaya geçildiğinde hangi yemeğin ne zaman verileceğine bebeğe bakan kişi karar vermelidir.

Yemeği yiyip-yemeyeceğine veya ne kadar yiyeceğine bebek karar verir.

Unutmayın; bebeğiniz zorlamak iyi bir fikir değildir; ileride yeme problemlerine yol açar.

cf9b2643bc9a608074d502f2d108

Ek Gıdaya  geçerken bebeğin hazır olup olmadığı nasıl anlaşılır?

  • Bebek yetişkin yiyeceklerine ilgi gösteriyorsa,
  • Yiyeceklere ulaşmaya çalışıyorsa; hatta bazen ağzını oynatıyorsa,
  • Desteksiz oturabiliyorsa,
  • Ağzına aldığı besini ağzında çevirebiliyorsa ek gıdaya geçmeye hazır demektir.

Ek gıdaya geçişte ilk verilen besinler neler olmalı?

Muhallebi

Genelde pirinç unu ile yapılmış muhallebi besleyici değeri zayıf olduğundan ilk olarak tam yulaf unundan muhallebi hazırlanabilir.

Sebze püresi veya çorbası

Sebze çorbası için seçilen sebzeler mevsim sebzelerinden seçilmelidir. Alerji riskine karşı 1 ya da 2 sebze çeşidiyle başlanmalı ve 3 gün bekleme kuralına uyarak içeriği yavaş yavaş zenginleştirilmelidir. Sebzelerin besleyici değerlerini kaybetmemek için pişirme şekline ve saklanma koşullarına özen gösterilmelidir. Pürenin, çorbanın hafif pütürlü olması önemlidir.

Yoğurt

İdeal bir ek besindir. İnek sütünün aksine 4-6 ayda başlanabilir.

Meyve Püresi

Vitamin deposu meyveler ilk ek gıda olarak başlanabilir. 3 gün kuralı meyvelerde de geçerlidir. Besin değerlerini koruyabilmek için püre haline getirirken cam rende tercih edilmelidir ve püre haline gelince hemen kullanmak gerekir.

3 gün bekleme kuralı

Yavaş yavaş ek gıdaya başlayan bebeklere bir gıda ilk defa veriliyorsa yeni gıdayı denediği günden 3 gün sonra farklı bir gıdayla tanıştırmak gerekir. Böylelikle geçen 3 gün içinde;

*Alerjik reaksiyonları

*Olası yan etkileri ve hangi belirtinin hangi yiyecekten kaynaklandığı kolaylıkla anlaşılabilir.

Bebek ne kadar katı gıda almalı?

İlk gün bebeklere özel bir kaşık ile  1 tatlı kaşığı katı gıda verilmelidir.

Aynı süreç tercihen aynı öğünde birkaç gün boyunca devam ettirilmelidir. Alıştıkça miktar artırılarak zamanla bebek 1 öğün ek gıda alıyor hale gelecektir.

Bebek ek gıda istemezse ne yapılabilir?

Bebekler ek gıdaların kokusunu, yoğunluğunu veya tadını sevmeyebilir. Bu sık karşılaşılan bir durumdur. O dönemde anne; sevgi dolu sıcak bir ses tonuyla, inatlaşmadan bebeği beslenmeyi denemelidir.

Pütürlü gıda alırken bebek öğürürse ne yapılabilir?

Bebekler ilk pütürlü gıda ile karşılaştıklarında öğürmeleri çok normaldir. Bu durumda annenin tepkisi önemlidir. 5-7. ayda yarı katı gıdalar muhallebi, yoğurt gibi, sonra pütürlü sebze ve meyve püreleri sunulmalıdır.

İlk dönemde olan öğürme bebeklerde reflekstir. Bebek ağzındaki besini yutmaya çalışırken, yumuşak damak ve ağız boşluğunun arka kısımlarının uyarılması sonucunda öğürme istemsiz olarak ortaya çıkar. Önce kıvamlı sonra pütürlü gıda ile sorun yaşanmaz. Bu nedenle 6. ayda ek gıdaya başlamak çok önemlidir. 1 yaşından sonraya bırakılırsa bebeği ve aileyi daha uzun süre üzecektir.

Bebek öğürdüğünde anne soğukkanlı olmalı, olaya aşırı tepki vermemelidir. Öğürdüğünde pütürleri küçültmeli veya ağzına verilen miktar azaltılmalıdır. Asla bebeğe kızmamalı, telaşlanıldığı bebeğe fark ettirilmemelidir. Bu 9. aydan sonra azalır ve bu durum normaldir. Unutulmamalı ki bu dönem yeni dünyaya atılan yeni bir adımdır. O buruşmuş suratının hemen bir fotoğrafını çekin ve tarihe o anın notunu düşün!

 6-8 aylarda ek gıda önerileri:

Bebeğin demir ihtiyacı olduğu için sebze çorbalarına 1 çorba kaşığı yağsız dana kıyma eklenebilir. Sebzelerle birlikte haşlandıktan sonra önce tel süzgeçten geçirilip, ardından çatalla ezilmelidir. Blender kullanılmamalıdır. Öncelikle sunulması önerilen sebzeler; havuç, kabak, patates, domates ve ıspanaktır.

Yumurta

7-8 aylıkken yumurtaya başlanabilir. Her gün artırılarak 1 hafta sonunda 1 yumurtanın sarısına ulaşılabilir.

Kolesterol ve protein bakımından zengin olan yumurta bebeğin diyetinde haftada 2-3 yumurta sarısından fazla olmamalıdır. Alerjik reaksiyonlar için dikkat edilmelidir.

Beyaz peynir:

Tuzsuz olmasına dikkat edilmelidir. Kahvaltıda bir kibrit kutusu kadar yeterlidir. Küçük bir parça ile başlanarak her gün artırarak 1 hafta sonunda kibrit kutusuna erişilebilir.

7- 8. Aylarda dana eti, köfte verilirken balık ve tavuk ve hindi eti de başlanabilir.

7- 8. Aylarda nişastalı besinler; pilav, makarna verilebilir. Sindirim sistemleri bu besin maddelerini sindirebilecek kapasiteye sahiptir. Çiğnemeyi öğrenen bebek tarafından kolayca tüketilebilirler.

9- 12. Aylarda ek gıda önerileri:

Bu aylarda bebekler, aile sofrasına oturabilir ve yetişkinler için hazırlanmış besinleri tüketebilirler. Tüm kıymalı sebzeler, makarna, pilav vb. sunulabilir. Bu dönemde amaç; bebeğin erişkin diyetinde yer alan besinlere bilinen tatlarıyla alıştırılmasıdır. Bir yaşına kadar her türlü yiyeceğin lezzetine alıştırılmış bir bebekte iştahsızlık az görülür.

Bebeğimin doyduğunu nasıl anlarım?
Bebeğin yediği miktar her gün değişebilir. Bebeğin doyup-doymadığını verdiği birtakım sinyallerle anlayabiliriz:

  • Bebek mama sandalyesinde geriye doğru eğiliyorsa,
  • Kaşık uzatıldığında ısrarla kafasını çeviriyorsa,
  • Kaşığı uzattığınızda ağzını açmıyorsa,
  • Yemeğiyle, kaşığıyla oynamaya başladıysa, muhtemelen yemeğe devam etmek istemiyordur. Bebeğin yutması için yeterli zamanı vermeye dikkat edilmelidir. Bebek ağzınızdakini henüz yutmadıysa da aynı tepkileri verebilir.

Bebek yeni tatları reddediyorsa ne yapmalı?
Bebeklerin büyük bir çoğunluğu yeni tatlara karşı direnç gösterir. Bu son derece normaldir. Bu durumda; önce bir derin nefes alınmalı, işe yeni yiyeceklerle sevdiği yiyecekleri beraber vermekle başlamalıdır. Yeni yiyecekleri yemese bile gözünün alışması sağlanmalıdır. Ayrıca farklı zamanlarda bu yeni tadı farklı karışımlar yaparak yeniden sunulabilir.

Ek gıdaya başladıktan sonra 3 saatte bir sunarak, bebeğe su verilir. Böylelikle zamanla miktarı artacaktır. Yemeklerden önce verilen su karnın şişmesine ve yetersiz beslenmesine neden olur. O nedenle su, yemeklerden sonra verilmelidir.

Su miktarı yaş, cinsiyet, kilo ve boya göre değişir. Ortalama olarak;

6-12 ay arasında 30-100 ml.

1-3 yaş 1,3 lt

4-8 yaş 1,4 lt

9-13 yaş 1,2 lt.

Çocuğunuz saatte bir tuvalete gidiyor, idrar yoğunluğu normalse bu çocuğunuzun vücudunda yeterli su olduğu anlamına gelir. Bebeklerde ise günde 7 tane bez harcaması vücutta yeterli su olduğunun göstergesidir.

Yemek sırasında ne yapmak gerekir?

  • Bebeğe sunulan yiyeceğin aynısından kendinize de bir tabak koymalı ve karşısına geçip yemeli, bu sırada lezzetli bulunduğu belirtilmelidir.
  • Bebeğe sunulan yiyeceklerle eliyle oynamasına izin vermelidir.
  • Yemek yedirmek için ısrarcı olmamak gerekir.
  • Yemek zamanında mama sandalyesine oturarak ve aile sofrasına katılarak yeme yemenin sosyal bir olay olduğunu öğrenmesi sağlanmalıdır.
  • Yemeği televizyon olmayan, dikkatinin dağılmayacağı sessiz bir ortamda yedirmek gerekir.
  • Porsiyonları ufak tutmak gerekir.
  • Kolay çiğneyebileceği ve yutabileceği besinler tercih edilmelidir.
  • Acele yedirmek, yemek yemeye yeterli zaman tanınmaması ya da fazla uzun tutulması çocuğu olumsuz etkiler.
  • Bebek yemeği reddediyorsa dolu ya da yarısı dolu tabağı yaklaşık 30 dakika sora bir şey söylemeden önünden alıp, biraz zaman geçince yemek isterse aynı yiyeceği önüne koymalıdır; tekrar istemezse bu öğünde başka bir şey vermemek gerekir.
  • Bebeklerin çoğu acıktıklarında aksi olabilirler. Bu durumda yemek olarak iki alternatif sunup, tercih bebeğe bırakıldığında kontrolün kendisinde olduğunu bilmek kendisini iyi hissettirecektir.
  • Çocuklara zorla yemek yedirmemek gerekir. Yemek yemek eğlenceli ve zevkli bir süreç olmalıdır.

Esra Ertuğrul

Yüksek Hemşire & Anne Bebek Danışmanı

www.bebeimgeliyor.com

Çocukla otomobilde rahat etmenin yolları

/ Uncategorized

Birkaç püf noktayı göz önünde bulundurarak çocuklarla otomobilde rahat etmek ve keyifle yol almak mümkün. Püf noktaların temeli ise otomobilinizde çocuklarınızın rahat edeceği bir ortam hazırlamak.

Çocuğunuzu, çocuk koltuğuna oturtun ve kemerini bağlayın. Ülkemizde Haziran 2010’dan bu yana geçerli olan kurallara göre boyu 1.50 metreden kısa çocukların uygunluğu onaylanmış çocuk koltuğunda seyahat etmesi gerekiyor. 13 kg’dan hafif çocukların bebek koltuğunda, 9-18 kg arasındaki çocukların çocuk otokoltuğunda, 15 kg’dan ağır çocukların ise araç içi yükseltici koltukta oturması, hem güvenlik açısından hem de rahatlık açısından gerekli. Emniyet kemerine karşı çıkan çocukların, çocuk koltuğunda oturmasının ve emniyet kemerinin bağlı olmasının ne kadar önemli olduğunu anlamasına yardımcı olmakta fayda var.

 Cocukla otomobilde rahat etmenin yollari

Çocuğunuzun uyku saatini dikkate alın. Çocuklarınızla uzun mesafe bir yola çıkacaksanız; akşam uykusuna yatacağı vakit yola çıkabilirsiniz. Çocuğunuz yolculuğun çoğunda uyumuş olacağından; rahat bir yolculuk geçirmiş olursunuz. Çocuğunuzun düzenli bir uykusu yoksa eğer yemek yedirdikten 1 saat sonra yola çıkılabilir.

Çocuğunuzun yeterli şekilde sıvı tükettiğinden emin olun.  Çocuğunuzun tuvaleti ne kadar önemli bir konuysa, sıvı tüketimi de aynı şekilde önemli. Çocuğun yeterince sıvı almaması, huzursuz, keyifsiz  olmasına neden olabilir.

Yanınızda atıştırmalık bulundurun. Gideceğiniz yolun trafik nedeniyle uzun sürebilme ve çocuğunuzun acıkması ihtimaline karşın, yanınızda kolay tüketilebilir atıştırmalık bulundurun.

 Çocuklara rahat giysiler giydirin.  İçeriğinde yüzde 100 pamuk olan kıyafetleri tercih edin. Otomobilin sıcaklığına uygun, kolay giydirip çıkarılabilecek kıyafetler seçin.

Cocuklarla-Seyahatin-Puf-Noktalari

Yolculuktan keyif almasını sağlayın. Çocuklarınızın seyahat sırasında eğlenceli aktivitelerle meşgul olması,  yolculuğun daha sakin geçmesini sağlar. Çocuklarınıza oyalanabilecekleri oyuncaklar verin, ancak yumuşak olanları tercih edin. Ağır veya keskin oyuncakları seyahat esnasında araç içerisinde bulundurmayın. Özel çocuk CD ve DVD’leri ve çocuk kitapları da uzun yolda çocukların sıkılmasını önleyecektir.

Çocuklarınızın yanına yetişkin birini oturtun. Otomobil kullanırken sürücünün yola tam olarak yoğunlaşması gerekirken,çocukları izlemek için arkaya dönmek veya dikiz aynasından izlemek, sürücünün trafik üzerindeki dikkatini dağıtır. O nedenle çocukların yanında onlarla ilgilenecek yetişkin birinin olmasında fayda var.

Eşyalarınızı önem sırasına göre son girenin ilk çıkacağını düşünerek yerleştirin. Çocuklarla seyahatte eşyaları yerleştirdiğiniz yer önemli. Acil ihtiyacınız olacak eşyaları en son yerleştirin. Yiyecek, içecek, mendil, çocuk bezi, ilaç, oyuncak ve diğer temel eşyaları varış yerine kadar rahatça erişebilmeniz için aracınıza en son yerleştirin.

 

TUTUMLUANNE YENİ YIL KAMPANYASI!

/ Uncategorized

Yeni yıl yaklaşıyor. Çocuğunuza onun hayal gücü ve yaratıcılığını geliştirecek harika bir hediye almak ister misiniz?

Üstelik aldığınız hediyenin AYNISI hiç bir ek ücret ödemeden sizin adınıza Kanserli Çocuklara Umut Vakfı’na bağışlanacak ve tedavi gören bir çocuğa armağan edilecek!

 Tutumluanne  ve Zamazuma işbirliği ile yapılan bu kampanya 31 Aralığa 2014’e kadar devam edecektir!

Bu güzel ürünleri incelemek ve  iki çocuğu birden sevindirmek için sizi Zamazuma Dükkanına bekliyoruz. Zamazuma dükkanına buradan ulaşabilirsiniz. Bu dükkandan alacağınız tüm ürünlerde başka bir çocuğu daha sevindireceğinizi unutmayın!!

Not: Satın aldığınız her oyuncak sonrasında hediye edilen her ürün için Kanserli Çocuklara Umut Vakfı tarafından size bir bilgilendirme & teşekkür maili gelecektir.

Zamazuma Dükkkanın’da ki ürünler hakkında daha detaylı bilgi almak ister misiniz?

PLAYCORN –Ekolojik Oyun hamuru (Ebevyn gözetiminde +18ay ; tek başına 3-12 yaş)
Ekolojik Oyun Hamuru ile sınırsız şekiller üretilebilir. Bu ürün çocuklarınızın zeka ve el becerilerini arttırır,yaratıcılıklarını destekler.

20141203_131648

Yaptığınız şekillerle eğlenmenin, eğlenirken öğrenmenin, arkadaşlarınızla güzel vakit geçirmenin ve yaptığınız şeylerle çevrenize hava atmanın ve yaratıcılığınızı konuşturmanın tam zamanı!

Playcorn ürünü; mısır nişastası ve doğal gıda boyası ile üretilmektedir. Bu ürün doğal,organik,çevre dostu, geri dönüşüme uygun nontoksik bir üründür. 18 ay ve üzeri çocuklarınız için kullanılan bu ürün, sosyal gelişim, yaratıcılık, motor hareket gelişimi, duyguların gelişimi, analitik düşünme, el ve göz koordinasyonu, fiziksel gelişim gibi katkılar sağlar.

Playcorn Ekolojik Oyun hamuru dışında Tutumluanne.com’daki Zamazuma dükkanında çeşitli hediye alternatifleri sizi bekliyor.
Zamazuma dükkanındaki uzmanlar tarafından önerilen ürünler ile ailelerin birlikte güzel zaman geçirmeleri, oyun süresinde geliştirici aktiveterin yapılıyor olması ve  sanat değeri taşıyan ürünlerin ortaya çıkması hedeflenmektedir.

Zamazuma ürünleri kendi çocuklarınız dışında hayatınızda yer alan diğer minikler içinde güzel bir hediye serisidir.

Minik ellerin sanat eserleri, yıllarca saklayabileceğiniz tablolar, çerçeveler ve oyuncaklara dönüşür ve evinizin en güzel köşesinde sergilenir.

Bu güzel ürünleri incelemek ve hem iki çocuğu birden sevindirmek için sizi Zamazuma Dükkanına bekliyoruz. Zamazuma dükkanına buradan ulaşabilirsiniz. Bu dükkandan alacağınız tüm ürünlerde başka bir çocuğu daha sevindireceğinizi unutmayın!!

 

MUZİPO KİDS

/ Uncategorized

Çocuğunuzla nasıl vakit geçiriyorsunuz? Günümüzde hem çalışan hem de çalışmayan tüm annelerin çocuğu ile kaliteli zaman geçirmenin peşinde olduğu bir gerçek. Çocuğunuz dünyaya geldikten sonra 6.aydan itibaren eğitici oyuncaklar yapılan faaliyetler 18.aya gelindiğinde yetmemeye başlıyor, çocuklar sosyalleşmek, başka çocuklarla vakit geçirmek, değişik oyunlar oynamak ve en önemlisi çocuklara özgü muazzam enerjilerini fiziksel aktivite ile boşaltmak istiyorlar. İşte bu noktada annelerin imdadına Muzipo Kids’ yetişiyor! Türkiye’nin ilk çocuk hareket üssü olan Muzipo Kids “18 ay – 12 yaş aralığındaki her gelir seviyesinden çocuğun hareket edebileceği alanlar oluşturmak ve toplumda erken yaşta egzersiz ve oyunun önemi ile ilgili farkındalık yaratmak” misyonu ile 2011 yılında kuruldu. Şu anda 5 ilde 14 merkezde anneleri ve çocukları buluşturuyor.

Muzipo Kids tam bir çocuk kulübü! Neler mi yapılıyor?

•             3-12 yaş hareket eğitimi,

•             2 yaş fiziksel aktivite destekli oyun grubu

•             18-24 ebeveynli oyun grubu

•             Atölye çalışmaları

•             Hareketli ve temalı eğlenceli doğum günü partileri

Hareket eğitiminde, uzmanlarca hazırlanmış, denge, kuvvet, tırmanma, sıçrama, vücut koordinasyonu, dayanıklılık gibi becerileri geliştirmeye yönelik, jimnastik alt yapılı ve oyunlarla zenginleştirilmiş bir program uygulanıyor.

Muzipo

 

18-24 ay arası ebeveynli ve 2 yaş fiziksel aktivite destekli oyun grubunda ise çocuklara erken yaşta egzersizin öneminin farkındalığı yaşatılırken, butik bir ortamda sosyalleşmesi , ilk arkadaşlıklarını kazanması amaçlanmıştır. Derslerde fiziksel aktivite saatinde kaba motor gelişimi , atölye saatinde ise bilişsel gelişimleri destekleniyor.

Muzipo Kids merkezlerinin amacı hareketi seven nesiller yetiştirmek, çocukları teknoloji bağımlılığından uzaklaştırıp kendi yaş gruplarıyla beraber sosyelleşmelerini sağlamaktır. Hareketi, oyunu ve eğitici hobileri erken yaştan itibaren hayatın bir parçası, hayat tarzı haline getirmektir.

Bu hizmetlerin dışında çocuklar için; eğlenceli ödev saati, seramik, drama, resim, orff, aikido, yoga, ritm müzik gibi atölye ve kurs çalışmaları, ebeveynler için de çocuk yetiştirme ile ilgili seminerler de düzenleniyor.

Muzipo

 

Muzipo Kids Merkezleri

İstanbul: Kozyatağı, Koşuyolu, Çekmeköy, Beylikdüzü, Florya, Bahçelievler

İzmir: Bornova, Mavişehir, Balçova, Göztepe, Gaziemir

Ankara: Ümitköy

Antalya: Lara

Muğla: Bodrum Konacık

Bu hem faydalı hem eğleneceli merkezlere çocuğunuzu  götürebilmeniz için Muzipo Kids’den  Tutumluanne.com üyelerine indirim fırsatı!!

Aralık ayı sonuna kadar tutumluanne.com’da tek seferde 100TL’lik alış ya da satış yapan tutumluanne.com üyelerine Muzipo Kids’den 3-6 aylık üyeliklerde veya doğumgünü kutlamalarında %15 indirim çeki hediye! Hediye çeki Muzipokids’e ilk defa üye olacaklara verilmektedir. İndiriminizi almak için koşulları yerine getirdikten sonra info@tutumluanne.com’a mail atmanız yeterli olacaktır.

TAmuzipoMAILING02