Gece Terörü

/ Uncategorized

​Gece terörü uyku terörü olarak da bilinir. Genellikle çocuklarda görülen, kabusa benzeyen ancak gerçekleşme şekli daha farklı olan bir uyku sorunudur. Bu sorun; anne-babalar için endişe verici olsa da, aslında zamanla kendi kendine geçen ve tedavi gerektirmeyen geçici bir durumdur.

Gece Terörü Nedir?

Uyku çeşitli safhalardan oluşur. Uykunun “Rapid Eye Movement (REM)” yani “Hızlı Göz Hareketi” adı verilen safhası rüyalarımızı gördüğümüz safhadır. Gece terörü ise uykunun REM olmayan, daha derin bir aşamasında veya bir aşamadan diğerine geçerken gerçekleşir. Ani bir korku hâli olup; rüyalara ve kabuslara benzemezler.

Kabus mu? Gece Terörü mü?

İkisi de benzerlikler taşır ancak birbirinden ayırmak zor değildir. Şöyle ki, gece terörü çoğunlukla uykunun ilk 2 veya 3 saatlik bölümünde ortaya çıkar. Oysa kabuslar uykunun daha geç bir aşamasında, genellikle sabahın erken saatlerinde görülürler. Gece terörü yaşayan çocuklar rahatlatmaya, sakinleştirmeye cevap vermezler ve uyandıklarında neden korktuklarını hatırlamazlar. Bununla birlikte, kabusa bağlı uyanan bir çocuk neden korktuğunu hatırlar ve anne-babası tarafından daha kolay sakinleştirilebilir.

NightTerrors_FI

 

Gece Terörünün Belirtileri Nelerdir?

Gece terörü yaşayan bir çocuk yatağında aniden oturarak bağırmaya veya çığlık atmaya başlar. Nefes alışları, kalp atışı hızlıdır, terlemiş de olabilir. Korkmuş haldedir. Birkaç dakika sonrasında genellikle kendi kendine sakinleşir ve uykusuna geri döner. Gece terörü uykunun en derin yerinde gerçekleştiği için, bunu yaşayan bir çocuk ertesi gün buna dair hiçbir şey hatırlamayacaktır.

Gece Terörünün Nedenleri Nelerdir?

Uyku esnasında merkezi sinir sisteminin fazla uyarılması gece terörüne neden olur. Bunu yaşayan çocuklarda; uyuma ve uyanmaya ilişkin beyin faaliyetlerini düzenleyen merkezi sinir sistemi henüz olgunlaşmamış olabilir. Genetik yatkınlık da % 80 oranında rol oynar. Genellikle gece terörüne maruz kalan çocukların aile bireylerinde uyur gezerlik gibi benzer uyku problemleri bulunur.

Çoğunlukla aşağıdaki durumları yaşayan çocukların bu sorunla karşılaştıkları gözlemlenmiştir:

  • ·Çok yorgun, hasta, stresli veya yorgun olmaları,
  • ·Yeni bir ilaca başlamaları,
  • ·Alıştıkları ortamdan veya evlerinde uzakta uyumak durumunda kalmaları.

Gece terörü, çocukların % 3 ilâ 6’sında görülen nadir bir durumdur. 4-12 yaş arasındaki çocuklarda daha sık karşılaşılmakla birlikte, 18 aylık bebeklerde de görülebildiği belirtilmektedir. Erkeklerde daha yaygındır.

download (3)

Çözümü Nedir?

Bu sorunu yaşayan çocuklarını sakinleştirmekte veya rahatlatmakta çaresiz kalan anne – babalar genellikle endişe duyarlar. Uyku terörünü kontrol edebilmenin en iyi yolu sabırlı şekilde beklemek ve çocuğun kendisine o birkaç dakikalık sürede herhangi bir zarar vermesini engellemektir. Kısa bir süre sonrasında çocuklar genellikle sakinleşir ve uykularına geri dönerler.

Çocuk gece terörü yaşarken anne baba ne yapmalıdır?
  • Öncelikle bunun geçici bir durum olduğunu hatırlayıp sakin olun ve çocuğun kendine zarar vermesini engelleyin.
  • Çocuğunuzu sakinleştirip normal uykuya dönmesine yardım edin.
  • Çocuğunuza sarılın, ellerini tutun ve onu sakinleştirecek sözler söyleyin.
  • Uyandırmaya çalışmayın, derin uykuda oldukları için terör sırasında uyanmazlar.

Uyku terörünü yaşayan bir çocuğa karşı yapılacak en doğru hareket, onu uyandırmamaktır. Zaten uyandırma girişimleri genellikle başarısızlıkla sonuçlanır. Çocuğun uyandırılması onda daha çok zihin karışıklığı yaratır ve uykuya tekrar dalmasını güçleştirir.

Gece terörünün herhangi bir tedavisi yoktur. Sadece bazı önlemleri alarak sorunun ortaya çıkmasını önleyebilirsiniz:

  • ·Çocuğunuzun stresini azaltın.
  • ·Uyku eğitimi verin; rutin bir uyku düzeni oluşturmasını sağlayın.
  • ·Her gün yeterli uykuyu aldığından emin olun.
  • ·Gereğinden fazla yorulmasına ve gece geç saatlere kadar uyanık kalmasına izin vermeyin.

Unutmayın!

Gece terörünün ne olduğunu anlamak ve buna yönelik bir tedavi olmadığını, zamanla kendi kendine geçeceğini bilmek endişelerinizi azaltır. Eğer, çocuğunuz çok sıklıkla bu sorunu yaşıyorsa doktorunuzla görüşebilir ve gerekirse bir uyku terapistinden yardım alabilirsiniz.

Hamilelikte Beslenme: Faydalı; yasak ve dikkat edilmesi gereken besinler

/ Uncategorized

Hamilelikte iyi ve doğru beslenmek bebeğiniz anne karnında büyümesi ve gelişimi açısından önemlidir. Günde; ekmek ve tahıl ürünlerinden 6 ilâ 11 porsiyon, 2 – 4 porsiyon meyve, 4 veya daha fazla porsiyon mevsim sebzesi, süt ürünlerinden ortalama 4 porsiyon ve 3 porsiyon da et, tavuk, balık, yumurta gibi protein kaynaklarından tüketmeniz tavsiye edilmektedir. Alkolden ve bakteri içerebilecek yiyeceklerden kaçınmanız, kafein içeren içeceklerin miktarına ise dikkat etmeniz gerekmektedir.

Gebelik sürecinizde genel olarak yeterli miktarda kalsiyum, protein, demir, C vitamini, folik asit, lifli gıdalar aldığınızdan emin olmalısınız. Aynı şekilde, bol miktarda su ve sıvı almanız da da önem taşır. Hangi besinlerin ne işe yaradığını, hangi yiyecek ve içeceklerden kaçınmanız gerektiğini biliyor musunuz?

15 Nutritious fruits to eat during pregnancy

Hamilelikte En Çok Tüketilmesi Gereken Gıdalar

Süt, Yoğurt ve Peynir: Bebeğin kemik ve diş gelişimini sağlamak, kendinizin de diş ve kemikle ilgili sorunlar yaşamaması için kalsiyum kaynağı olan süt, yoğurt ve peynir tüketiminize dikkat etmelisiniz.

Et, Tavuk ve Yumurta: Protein bakımından zengin olan bu gıdaların hamilelikte mümkün olduğunca tüketilmesi gerekir. Bu besinler hücre oluşumunu ve hücrelerin yenilenmesini sağlar.

Balık: Balık, Omega 3 içerir; beslenme açısından önemlidir. Bebeğin beyin hücrelerinin gelişimi için de Omega 3′e ihtiyacı vardır.

Ekmek ve Tahıllar: Vücudun gereksinim duyduğu enerji karbonhidratlardan karşılanır. Ekmek, makarna, pirinç gibi besinler ve tahıllar da karbonhidrat içerdikleri için gebe kadınlar tarafından her gün düzenli olarak tüketilmelidirler.

Meyve ve Sebzeler: Taze meyvelerin ve mevsim sebzelerinin tüketilmesi hamilelik sürecinde önemlidir. Özellikle; ıspanak, semizotu, brokoli gibi sebzeler vücudun ihtiyaç duyduğu folik asiti karşılar.

eatwell-plate

Kaçınmanız Gereken Yiyecekler, İçecekler

Alkol: Alkolün erken doğuma, zeka geriliğine, doğum kusurlarına ve düşük kilolu bebeklere neden olduğu bilinmektedir. Alkolden mümkün olduğunca kaçının.

Pastorize Edilmemiş Süt Ürünleri: Feta, Brie, Camembert gibi yumuşak ve pastorize olmayan peynirlerden ve çiğ sütten uzak durun. Pastorize edilmemiş süt ürünleri Listeria enfeksiyonuna neden olabilmektedir. Buna karşılık sert peynirlerin, işlem görmüş peynirlerin, krem peynirlerin veya yoğurdun tüketilmesinde sakınca yoktur.

Sakarin: Hamilelik döneminde sakarin kullanımından kaçınılması tavsiye edilmektedir. Bunun nedeni de, sakarinin plasenta yoluyla bebeğin kan dolaşımına geçmesidir. Bebeğin sakarini mesanesinden atması uzun sürmekte, bu da mesane kanseri riskini artırabilmektedir. Aspartam içeren yapay tatlandırıcıların kullanımı ise –aşırıya kaçmamak kaydıyla- güvenli olarak kabul edilir.

Civa İçeren Balık Türleri: Diğer balıkları yiyerek beslenen, uzun yaşayan büyük balıklarda metil civa seviyesi yüksektir. Araştırmalar, gebelik döneminde yüksek civa içeren balıkları sık tüketmenin bebeğin beyin ve sinir sisteminin gelişimini olumsuz etkilediğini göstermektedir. Dolayısıyla bu balıklar hamile kadınlar tarafından kesinlikle tüketilmemelidir. Çiğ balık, suşi, midye tüketiminden de kaçınılmalıdır.

Çiğ et&şarküteri: Çiğ veya iyi pişmemiş et ve et ürünlerinden (sucuk, salam, sosis, çiğ köfte gibi) toksoplazma riski nedeniyle  kaçının.

2011_11_4-2011_11_4_5_17_27

Bu Besinleri Tüketirken Dikkat!

Kafein: Kahve, çay, kola, kakao ve çikolatada bulunan kafeinin fazla miktarda alınması bebeklerde düşük kiloya yol açabilmektedir. Araştırmalara göre, günde 200 veya daha fazla mg kafein tüketen hamilelerin hiç tüketmeyenlere kıyasla iki kat daha fazla düşük yapma olasılıkları bulunmaktadır.

Çiğ Et ve Yıkanmamış Sebzeler: Hamilelik sürecinde etlerin iyi pişirilerek yenmesi, meyve sebzelerin iyi yıkanması toksoplazma enfeksiyonundan korunmak açısından önemlidir. Gebelikte anne adayı tarafından toksoplazma enfeksiyonu geçirilmesi, bu enfeksiyonun plasenta yoluyla bebeğe de taşınmasına neden olur. Enfeksiyon bebekte çeşitli kusurların gelişmesine neden olabilmektedir.

Bitki Çayları: Bitki çayları genel olarak faydalı olmakla beraber gebelik döneminde dikkatli tüketilmesi gerekir. Elam çayı gibi meyve çayları; ıhlamur ve papatya çayı gibi çayları çok abartmadan tüketebilirsiniz. Ancak örneğin adaçayı, sinameki, fesleğen, keten tohumu, ahududu çayı gibi çaylar sıkça tüketildiğinde düşük yapma riskini, gebelikte kanama riskini ve rahim kasılmalarını artırarak erken doğum yapma riskini artırabilmektedir.

Not: Bu bilgiler tavsiye niteliğinde olup her zaman doktorunuzun tavsiyelerini dinleyin.

Bebeklere Kitap Okumanın Püf Noktaları

/ Uncategorized

Bebeğinize kitap okumak, onunla aranızdaki iletişimi kuvvetlendirmeye ve birlikte geçirdiğiniz anları daha verimli kılmaya yardımcı olur. Okuduğunuz kitaplar, okurken kullandığınız kelimeler ve mimikleriniz sayesinde bebeğiniz daha ilk aylarından itibaren dünyayı sizinle birlikte tanır. Kitap okuyarak, onun sadece sosyal ve ruhsal gelişimini desteklemekle kalmaz, konuşmaya başladığı andan itibaren kendini çok daha iyi ifade edebilmesini de mümkün kılmış olursunuz.

ed5643f508

Bebeklere Kitap Okumanın Faydaları Nelerdir?

Hangi ayda veya yaşta olursa olsun, bebeğinize yüksek sesle kitap okumak:

- Ona iletişimi öğretir.

- Onun; sayılar, harfler, renkler, şekiller gibi kavramları eğlenceli şekilde öğrenmesine yardımcı olur.

- Dinleme, anlama yeteneklerinin oluşmasını ve gelişmesini sağlar; kelime haznesi oluşturur.

- Çevresinde olup biteni, dünyayı tanımasını sağlar.

Araştırmalar gösteriyor ki, kendisine düzenli olarak hikaye kitapları okunan bir bebek , o güne kadar duyduğu ses ve kelime çeşitliliği sayesinde konuşma yaşına geldiği anda diğer bebeklere kıyasla daha iyi konuşabiliyor. Bebeğin beyninde depolanan kelime sayısı artıkça, özellikle 2 yaşından itibaren kendini ifade ederken kullanabildiği kelime sayısı da o oranda artıyor. Bunun yanı sıra, kendisine doğduğu ilk aylardan itibaren hikayeler okunan bir çocuk daha hızlı okumayı öğreniyor.

Ona yüksek sesle kitap okuduğunuz zaman, bebeğiniz aynı anda farklı ifade biçimlerini, duyguları, sesleri duyar ve tanımaya başlar. O da büyüdükçe sesleri taklit edebilir, resimleri tanıyabilir ve yeni kelimeler öğrenebilir hâle gelir. Bebeğinizi bakmaya, dokunmaya, işaret etmeye ve cevap vermeye teşvik eden kitaplar onun sadece dil gelişimi ve kullanımına ilişkin yeteneklerini geliştirmekle kalmaz; düşünme yetilerinin artmasını da sağlar. Zihinsel gelişim ve duygusal gelişim süreçlerini destekler.

william-loves-poky

Bebeğinize Ne Zaman Kitap Okumaya Başlamalısınız?

Çok küçük bebekler henüz kitaptaki resimleri algılayabilecek erişkinlikte olmasalar da, parlak ve kontrast renkler dikkatlerini çekmeye yeterli olur. Hikaye okumak, ninni söylemek bebeğinizi sakinleştirir. 4 ilâ 6 aylık olan bir bebek kitaplara daha fazla ilgi gösterir. Kitabı tutup, ağızlarına sokma eğilimi gösterseler de; kumaş kitaplar, parlak renkli ve tekerlemeler içeren kitaplar bu dönemdeki bebeklerin ilgisini çekecektir. Ayrıca eğitici aktivite kitabı gibi  dokunma duyusunu geliştirecek farklı dokular içeren renkli kitaplar da bu döneme çok uygundur.

6 ilâ 12 aylık bir bebek artık resimlerin nesneleri temsil ettiğini kavramaya başlamıştır. Bazı resimlere, sayfalara hatta hikayelere yönelik tercih geliştirir. Okuduğunuz zaman tepki verir. Hatta 12 aylık bir bebek küçük bir yardımla kitabın sayfalarını da çevirebilir.

Bebeğinize her gün birkaç dakika ama sık sık kitap okuyun. Kitabın tümünü bitirmeye çalışmak yerine, onun sevdiği sayfalara odaklanın. Okumak için gün içinde aynı zamanları seçmeye özen göstererek rutin oluşturun. Özellikle uyku öncesinde bebeğinize kitap okumak onu hem sakinleştirir hem de her gün aynı vakitte beklenti yaratır.

Kitap seçimi yaparken bebeğiniz hangi gelişim evresinde olduğunu dikkate alabilirsiniz. Birkaç aylık bebeklere hemen her tür kitabı okuyabilirsiniz; çünkü onlar için o aylarda sadece sesinizi duymak önem taşır. Objeleri kavramaya başladığı evrede kumaş kitaplar; kitabın içeriğindeki resimlere tepki vermeye başladığı evrede ise bebek ve oyuncak resimleri içeren kitaplar idealdir. Bebeğinizin oturmaya başladığı ve basit yiyecekleri tek başına yiyebilir hale geldiği dönemde uyku ve banyo gibi günlük rutinleri içeren hikayelerin olduğu kitapları seçebilirsiniz. Konuşmaya başlayan bir bebek için ise en eğlenceli ve öğretici olanı, basit kelimeleri ve cümleleri tekrar eden hikayelerdir.

FISHER-PRICE-EGITICI-AKTIVITE-KITABI-KargoBedava__46428732_0

Unutmayın! Kitaplar Bebeğinizle Aranızdaki Bağı Güçlendirir

Kendisine anne, baba veya en yakını tarafından kitap okunan bir bebek, en çok sevdiği ve ihtiyaç duyduğu iki şeyi aynı anda hissetmiş olur: Onların sesini ve yakınlığını. Hikayeleri onlara heyecan ve eğlence gibi pozitif duyguları katarak okumak, kitaplarla “mutluluk” duygusunu özdeşleştirmelerini sağlar.

18-24 Ay Bebek Gelişimi

/ Uncategorized

Küçük bebeğiniz büyüdü ve tıpkı yetişkinler gibi utanıyor, öfkeleniyor, suçluluk duyuyor ve hatta pek çok şeyi sahipleniyor. Kıyafetlerini çıkarmak onun için giymekten daha kolay olsa da, artık basit kıyafetleri kendisi giyebiliyor. Kendi kaşığını tek başına tutabilmenin keyfini çıkarıyor ve yüzünü, gözünü, saçlarını muz parçaları, makarna sosu içerisinde bırakıyor. Tebrikler! Bebeğinizin özgürlüğüne “merhaba” dediği bir sürecin içerisine girdiniz. Her anın keyfini çıkarmaya bakın.

2-yas-bebek-gelisimi-539

Fiziksel Gelişim

18-24 ay dönemindeki bebekler genellikle:

- Zıplayabilirler.

- Ellerini yıkayabilir ve kurulayabilirler.

- Yardımla merdivenleri çıkabilirler. 24 aylık bebekler merdivenleri tek başlarına da inip, çıkabilirler. Sadece adımlarını değiştirerek atamazlar.

- Her yere tırmanmayı severler.

- Topa vurabilirler.

Entelektüel Gelişim

- Bir resim veya fotoğrafta yer alan ikiden fazla şeyi ayırt edebilir ve gösterebilirler.

- Objelerin hareketlerini izleyerek, taklit edebilirler.

- Yüksek seslerden, sudan, rüzgardan, vahşi hayvanlardan korkarlar. Korkma duygularını belli ederler.

- Şarkı veya tekerlemelerdeki tekrarlardan hoşlanırlar.

22-24-months

Sosyal ve Duyusal Gelişim

- Sevmedikleri şeylere karşı negatif tepkiler gösterirler.

- Ebeveynlerinden veya bakıcılarından ayrılırken gösterdikleri üzüntü ve tepki bu aylarda azalmaya başlar.

- Yetişkinler tarafından onaylanmayı beklerler.

- Çağrılınca gelirler.

- Günlük rutinlerden hoşlanırlar.

- Kelimeler veya mimikler yardımı ile duygularını ifade ederler.

- Paylaşmayı bilmezler. Oyuncak veya objeleri ellerinde tutabilmek için çevresindekileri ittirebilirler, onlara vurabilirler.

- Bazı şeyleri özgürce yapmak, bazı şeylerde de yardım ve destek almak arayışındadırlar.

Dil Gelişimi

- İki veya üç kelimeli cümleler kurabilirler.

- Her şeyin bir adı olduğunu idrak ettikleri için sürekli “O ne, bu ne?” diye sorarlar.

- “Üstünde, altında, yanında” gibi edatların konuşma içindeki anlamını kavramaya başlarlar.

143935346255caca760691f

Gelişimlerini Desteklemek İçin Neler Yapabilirsiniz?

- Yürüyüş, oyun ve yemek saatleri gibi günlük rutinleri onun hem sosyal açıdan hem zeka ve dil bakımından gelişimine destek olmak için kullanabilirsiniz. Aktivite saatlerinde onunla birlikte oyunlar oynayabilir; ona mimiklerinizi kullanarak hikayeler okuyabilirsiniz.

- Bebeğinizin kendi kendini besleyebilme sürecinin bir parçası olan kaşık kullanmak, bardaktan içmek gibi temel fiziksel gelişim hareketlerini desteklemelisiniz. Bunlar çoğu kez etrafını, üstünü kirletmesine neden olabilir.

- Kendisine olan güveninin gelişmesi ve özgürlüğünü kazanabilmesi için sizin yardımınıza ihtiyaç duyar. Bir yandan bağımsız şekilde çevresini keşfetmek bir yandan da sizin orada olmanızı ister. O oynarken, çevresini keşfederken yakınlarında olmaya özen gösterebilirsiniz.

- Onunla yaptıkları, hissettikleri hakkında konuşabilirsiniz. Örneğin; “Ege şimdi çok mutsuz, çünkü sen onun oyuncağını aldın” veya “Ağladığını görüyorum demek ki üzgünsün” gibi. Ya da bir başka çocuğa zarar verdiğinde “başkalarına zarar vermemelisin” diye anlatarak, hareketlerini yönlendirmeye çalışabilirsiniz.

- Oyuncaklarını toplamayı öğretebilirsiniz. “Lütfen” veya “teşekkür ederim” gibi temel nezaket kelimelerini model oluşturması açısından onunla ilişkinizde daha sıklıkla kullanabilirsiniz.

- Daha çok hareket etmesini teşvik etmelisiniz. Ancak her zaman evin içinde veya onun oynadığı alanlarda güvenlik tedbirlerini aldığınızdan emin olmalısınız.

Dikkat!

Bu dönemde, ebeveynlerin bebek ile başa çıkamadıklarını hissettikleri anlar olur. Her anne – babanın bunları yaşadığını unutmamalısınız. Sakinleşmek, kendinizle biraz baş başa zaman geçirmek için akrabalarınızdan, arkadaşlarınızdan yardım isteyebilirsiniz. Sinirlendiğiniz anlarda bebeğinizi tutup, sallama hareketinden kaçınmalısınız. Bu, onun beyinde kanamaya ve daimi beyin hasarına neden olabilir.

Unutmayın… Her bebeğin gelişim süreci birbirinden farklıdır. Onu başka bebeklerle kıyaslamayın. Ay ay gelişimini takip edebilir, eğer bu aylarda gerçekleştirmesi gereken en temel hareketleri yerine getiremediğini hissederseniz doktorunuza danışabilirsiniz.

12-18 Ay Bebek Gelişimi

/ Uncategorized

​Küçük bebeğiniz artık bebeklikten çıkıyor ve emin adımlarla çocukluğa doğru ilerliyor. 12. aydan itibaren büyümesi ve gelişimi o kadar hızlanacak ki, onu takip etmekte zorlanacaksınız. Çünkü artık o, dünyayı keşfetmeye uğraşıyor. Çekmeceleri karıştırması hatta diğer çocukları çimdiklemesi hep bu yüzden!

12-18 ay dönemi, anne – babalar açısından biraz zorlu ve zahmetli bir dönem olsa da, bebeğinizin dünyayı keşfetmesini izlemekten daha keyifli bir şey yok. Onun güvenliği için bütün tedbirleri almaya, onunla birlikte vakit geçirmeye, oyun oynamaya özen göstermelisiniz. Yapmaması gerekenleri anlayabileceği ve öğrenebileceği döneme girdiği için artık limitlerinizi de yavaş yavaş koyabilirsiniz.

Fiziksel Gelişim

Bu dönemde bebekler genellikle:

- Yürüyebilir hatta sonunda mutlaka düşse de kısa kısa koşabilir.

- Yardımla basamak çıkabilir.

- Merdivenlerden geri inebilir.

- Bir objeyi almak için uzanır ve eğer kendisinden istenirse o objeyi başka birine uzatabilir.

- Topu atabilir, her zaman olmasa da topa vurabilir.

- Kaşık ve çatalı tutabilir.

- Yardım alarak dişlerini fırçalayabilir.

- Kalemle karalamalar yapabilir.

bebek_ne_zaman_yurur

Entelektüel Gelişim

- Objelere karşı çok ilgilidir; içindekileri keşfetmek için çekmeceleri karıştırmayı sever.

- “Ağzın nerede?”, “burnun nerede?” diye sorulduğunda gösterebilir.

- Dünyanın merkezinde kendisinin olduğunu ve herşeyin onun etrafında döndüğünü düşünür.

- Çevresindeki diğer kişilerin istek ve ihtiyaçlarını anlayamaz.

- Aynadaki görüntüleri artık tanıyabilir.

Sosyal ve Duyusal Gelişim

- Biraz daha özgürleşmiştir; çevresini keşfetmek için anne-babasına ihtiyaç duymamaktadır. Ancak anne-babasına hâlâ çok bağlıdır.

-Yetişkinlerin, kendi davranışlarına verdikleri tepkileri gözlemlemeye başlamıştır.

- Ani öfke krizleri gösterir. Duygusal geçişleri daha hızlıdır. Mutluyken birden ağlayabilir ya da öfkelenebilir.

- Yabancılardan korkabilir.

- Bazen dediklerinizi yapar, bazen de komutlarınıza bilerek uymaz.

- Diğer çocukları keşfetmek amacıyla ittirebilir, çimdikleyebilir, onlara dokunmak isteyebilir. Bu hareketler zarar verme amaçlı değil de keşfetme amaçlı olduğu için, diğer çocuklar olumsuz tepki verdiğinde şaşırır.

- Anne babasından ayrılırken el sallar. Ancak, bu el sallama artık ayrılmayı umursamadığı anlamına gelmez. Anne-babasından ayrılmak onda hâlâ memnuniyetsizlik ve üzüntü yaratır.

18 month old baby-2

Konuşma ve Dil Gelişimi

- Çıkardığı sesler oldukça fazladır ve duyduğu sesleri daha kolay taklit edebilir.

- 10 veya daha fazla kelime haznesine sahiptir.

- “Kaşık nerede”, “top nerede” diye sorulduğunda onları tanıyabilir.

- “Ayakkabılarını getir” gibi basit komutları yerine getirebilir.

- Kendisiyle konuştuğunuzda sizi dinler ve “hayır”dan anlar.

Gelişimine Nasıl Destek Olabilirsiniz?

Bebeğinizin bu dönemde fiziksel olarak daha çok aktif olmasını sağlayabilirsiniz. Onunla oyun, oyuncak oynayabilir, dışarda yürüyüşler yapabilirsiniz. Bu sayede, onun hem fiziksel gelişimini destekleyecek hem de dünyayı keşfetmesine yardımcı olacaksınız. 12-18 ay bebek gelişimi sürecini desteklemek için bu dönemde yapabilecekleriniz arasında şunlar yer alır:

- Emziriyorsanız, emzirmeye devam edin

-Dışarda onunla daha fazla vakit geçirin. Koşmasını, topa vurmasını sağlayın. Oynaması için farklı boyutlarda toplar verin.

- Sevdiği müzikleri çalın ve şarkı söylemesini, dans etmesini teşvik edin.

- Bebeğiniz bu dönemde bardak kullanmaya başlamıştır. Kaşığı da tek başına tutabilir, ağzına götürebilir. Küçük yemek parçalarını – alıp, kendisi yiyebilir. Onu kendi kendine yemesi için teşvik edin.

- Kağıt üstünde karalamalar yapabilmesi için kağıtlar ve büyük boya kalemleri verin. Basit çizgiler çizmesi için onu yönlendirin.

- Hamurla oynayabilir. Hamurla oynamak, el kaslarının gelişimini sağlar.

cocuklarin-hamurdan-dunyasi2-1343331997

Hangi Hallerde Doktorunuza Danışmalısınız?

Eğer bebeğiniz 18 aylık olmuş ve hâlâ:

- Tanıdığı kişilerin yanında veya kucağında olmak için tercih geliştirmiyorsa,

- Ebeveynlerimden veya onunla en çok ilgilenen, bebek bakımı sorumluluğunu üstlenen kişilerden ayrıldığında huzursuzluk belirtileri göstermiyorsa,

- Anlaşılabilir birkaç kelime söylemiyorsa,

- Kendisi ile konuşulduğunda dinlemiyorsa ve ilgilenmiyorsa doktorunuza danışmanız yerinde olacaktır.

 

9-12 Ay Bebek Gelişimi

/ Uncategorized

​Artık sizin için kitap okumanın keyfi bir başka! Çünkü bebeğiniz 9 aylık oldu ve mimiklerinizi kullanarak; aynı kelimeleri, cümleleri tekrar ederek ona kitap okumanızdan büyük keyif alıyor. Onunla birlikte büyük resimli kitaplara bakıyor, bebeğinizin dünyayı keşfetmesine yardımcı oluyorsunuz. O, artık “bebek”likten çıktı ve “çocuk” oldu bile sayılır. Daha anlamlı sesler çıkarıyor, sizin onunla konuşmanızdan çok hoşlanıyor ve tek heceli kelimeleri daha anlaşılır şekilde telaffuz ediyor.

Her bebeğin gelişim süreci, tepkileri birbirinden farklı olsa da, 9-12 aylık bir bebekten göstermesi beklenen temel fiziksel ve sosyal davranışlar vardır. Anne, baba olarak bunları ay ay takip edip, bebeğinizin gelişimine en uygun desteği verebilirsiniz.

Baby Girl Clapping Hands

9-12 Ay Sosyal Ve Duygusal Bebek Gelişimi

Bu dönemde bebekler genellikle:

- Tanıdık ve yabancı kişi ayrımını daha net yapabilirler ve yabancılardan mümkün olduğunca uzak dururlar. Hatta sadece onlarla esas ilgilenen kişiyle birlikte olmayı tanıdıklarına bile tercih ederler.

- 10. aydan itibaren kucaklamayı öğrenirler.

- CE-E oyunu gibi basit oyunlar hâlâ favorilerindendir.

Fiziksel Gelişim

- 10. aydan itibaren emekleyerek etrafta dolaşabilirler.

- Otururken düşmeden istedikleri nesnelere yetişebilirler.

- 10. veya 11. aydan itibaren tutunarak ayağa kalkabilirler.

- 10-12 aylar arası elleriyle de destek alarak yürüyebilirler.

Anlama, Duyusal Gelişim

9-12 ay arası bebeklerden genellikle:

- Küçük obje ve oyuncaklara ilgi göstermeleri ve onlara ulaşmaya çalışmaları,

- Ellerine aldıkları objeleri ağızlarına götürmeden önce bakmaları, hissetmeleri ve anlamaya çalışmaları,

- Düşen objelerin düştüğü yöne doğru bakmaları beklenir.

o-BABY-TALK-facebook

Konuşma ve Dil

- Birtakım boğazından çıkardığı seslerle konuşmaya çalışır.

- 10. aydan itibaren “hayır” anlamında başını sallar.

- Kendi ismi de dahil olmak üzere bazı kelimeleri tanır. (“Anne nerede” veya “baba nerede” diye sorulduğunda anne ya da babasına bakar.)

- Diğer kişiler tarafından çıkarılan basit sesleri taklit edebilir.

Hangi Durumlarda Dikkatli Olmalısınız?

Eğer bebeğiniz:

- Tanıdık kişileri görünce mutluluk belirtisi göstermiyorsa,

- 9. veya 10. ayda hâlâ oturamıyorsa,

- Etrafta emekleyerek dolaşıp hareket etmeye çalışmıyorsa,

- Oyuncaklara veya objelere ilgi göstermiyorsa,

- Çıkardığı sesler daha kompleks bir hal almadıysa ve çevresindeki kişilerle kendi dilinde diyaloğa girmeye çalışmıyorsa doktorunuza danışmanız uygun olur.

9-Months

Özellikle 12. ayda bebekten:

- Tutunarak kendini ayağa kaldırmaya çalışması,

- Objeleri bir elinden diğerine değiştirmesi,

- İsmiyle seslenildiğinde dönüp bakması,

- “Mama” gibi kolay sesleri taklit edebilmesi,

- Gülümsemesi, gülmesi, dikkatinizi çekmek için mızmızlanması beklenir.

Gelişimini Nasıl Desteklemelisiniz?

Bebek gelişim dönemleri içerisinde 9-12. aylar bebeğinizin dokunarak, hissederek, koklayarak dünyayı keşfettiği dönemdir.

- Oynaması ve ses çıkarması için kaşıklar, tencereler ve kapaklar verin.

- Mimiklerle birlikte ona şarkılar söyleyin. Aynı kelimeleri ve cümleleri defalarca tekrar edin.

- Müziğin ritmine uygun şekilde beraber hareket edin.

- Büyük resimli kitaplara onu kucağınıza alarak birlikte bakın. Basit puzzle’ları da birlikte yapmaya çalışabilirsiniz.

- Perdenin veya koltuğun arkasına saklanma oyunu oynayın.

- “Burnun nerede?”, “Baba nerede?” gibi işaretle cevap verebileceği basit sorular sorun.

- İç içe girebilen bardak, kutu gibi nesneleri verin ve ona bunların nasıl birbirinin içine yerleştirilebileceğini gösterin.

- İçinde hâlâ baharatların kokusunu taşıyan boş plastik baharat kavanozlarını saklayın ve onunla birlikte oynayın. Onu böylelikle farklı kokularla tanıştırmış olacaksınız.

Bebeğiniz Güvenliği İçin Almanız Gereken Önlemler:

Bebeğinizin etrafta daha fazla dolaşmaya başlar hâle gelmesiyle birlikte güvenlik konusu da önem kazanır. Onun ulaşabileceği yerdeki tehlikeli veya zehirli olabilecek her şeyi kaldırmaya özen göstermelisiniz. Ayrıca kırabileceği ya da zarar verebileceği objeleri de ondan uzak tutmalısınız. Elini kolaylıkla içine sokabileceği prizleri korumalı hâle getirmeli, sehpa köşeleri gibi kendine zarar verebileceği eşyaları plastik korumayla kaplamalısınız. Bebeğinizin bu dönemde fiziksel gelişiminin artmış olması objeleri daha hızlı kavramasına ve hızlıca ağzına götürmesine de olanak sağlar. Bu nedenle, yutabileceği kadar küçük parçalı nesneleri boğulma tehlikesine karşı bebeğinizden uzak tutmalısınız.

6-9 Ay Bebek Gelişimi

/ Uncategorized

Tam 6 ay geride kaldı. Bebeğiniz oturuyor, dönebiliyor, istediği nesnelere ulaşmak için hamle yapabiliyor, değil mi? Bebeğiniz artık sizden ayrı bir kişi olduğunu farkında; “siz” ve “o” ayrımını biliyor. Onu bırakıp gittiğiniz zaman, dönmeyebileceğinizi düşünerek arkanızdan ağlıyor. Yani 6-9 aylık bebekler ne yapıyorsa tam onları yapıyor. Bebek gelişim dönemleri içerisindeki en harika dönemlerin birini yaşıyorsunuz… Keyfini çıkarın!

Bebeğinizin bu dönemde hangi sosyal, duyusal, fiziksel yetilere sahip olduğunu ya da sahip olması gerektiğine bir göz atalım. Elbette, her bebeğin aynı hareketleri göstermesi beklenemez. Bunu farkında olarak, bebeğinizin ay ay gelişimini takip edebilir, gerekirse doktorunuza danışabilir ve bilinçli bir anne olarak ona sağlıklı gelişimi için bu dönemde ihtiyacı olan desteği verebilirsiniz.

u_10-06-2015-111457oyuncak-2

Sosyal Gelişim

Bu dönemdeki bebekler genellikle:

- Sadece tanıdıkları kişiler ile birlikte olmak isterler. Yabancılardan çekinirler ve uzak dururlar.

- İsmiyle seslenildiğinde dönüp bakarlar.

- Annesi, babası veya bakıcısı ya da en çok ilgilenen kim ise, ondan uzaklaştıklarında huzursuz olurlar.

- Kucağa alınmak için kollarını uzatmayı bilirler.

Fiziksel Gelişim

- 8-9. aydan itibaren desteksiz oturabilirler.

- 8. aydan itibaren daha hareketlidirler.

- 6. aydan itibaren nesneleri ağızlarına daha çok götürürler.

Günlük Aktiviteler

- Biberonu kendisi tutabilir.

- 6-8. aydan itibaren bir yetişkin tarafından desteklendiği takdirde bardaktan da su içebilir.

- 7.aydan itibaren kaşığı tutabilir ama kendisi yiyemez.

- Artık katı gıda yemeye başlamıştır.

8YV4O_baby49

Anlama, Dil ve Konuşma

- 6-7. aydan itibaren tek ya da iki heceli sözcükler telaffuz etmeye başlamıştır.

- Konuşan bir kişiyi dinler ve ona sesler çıkararak karşılık verir.

- Çevresine ilgi gösterir. CE-E gibi temel oyunlardan zevk alır.

- Düşen bir objeyi gözüyle takip edebilir.

- “Hayır”dan veya “tehlikeli”den anlamaz.

Hangi Durumlarda Dikkatli Olmalısınız?

Bebeğiniz 6-9 ay döneminde ve özellikle 9. ayda eğer hâlâ;

- Desteksiz oturamıyorsa,

- Gülümsemiyor veya yüksek sesle gülmüyorsa,

- Objeleri yakalamıyorsa, kavrayamıyorsa,

- Nesneleri alıp ağzına götürmüyorsa,

- İsmi söylenince bakmıyorsa,

- Katı gıda yiyemiyorsa,

- Çeşitli sesler çıkarmıyorsa doktoruna danışmalısınız.

466375111-thinkstock-bebek-beslenme-yemek-mama-mkl

Gelişimini Nasıl Desteklemelisiniz? Neler Yapmalısınız?

Bu dönemdeki bebek gelişimi süreci, bebeğin dünyada bir etkisi olduğunu fark etmesi ve ona yönelik davranması üzerine kuruludur. Artık o da pek çok şeyi yapabilir hale gelmiştir. Dolayısıyla aktiviteleri çoğalmış ve çeşitlenmiştir. Siz de bu süreçte rolünüzü almalısınız.

- Emziriyorsanız, emzirmeye devam edin.

- Yere, bebeğinizin hizasına kadar eğilerek onunla konuşun.

- Hareket etmesini teşvik edin. Örneğin, kendinizle onun arasına mesafe koyun ve size ulaşmasını sağlayın. Ya da aynısını bir oyuncakla da yapabilirsiniz.

- Eliyle kavrama ve çiğneme yetilerini artırmak için yumuşak atıştırmalıklar verin.

- Yüz üstü yere bırakarak daha fazla süre oyun oynamasını sağlayın. Bebeğin gelişiminde sürekli sırt üstü vakit geçirmesi kafa yapısı ve sırtı açısından olumsuz etkiye sahip olabilir. Oyunlarını yüz üstü oynaması sırt gelişimini destekler.

- Bebeğinizi oturtun ve birbirinize topu yuvarlayın.

- Plastik şişeleri kavramasını ve onlarla ses çıkarmasını sağlayın.

- Parmak oyunları oynayın.

- Onu kaşıkla tanıştırın. Elbette, henüz kaşığı kullanabileceği anlamına gelmez.

Bu dönemde bebeğiniz çok hızlı bir şekilde büyür ve gelişir. Buna tanıklık etmek ise tüm yaşamınızdakşi en keyifli dönemlerden biridir. Tadını çıkarın!

İstanbul Oyuncak Müzesi Etkinlikleri

/ Uncategorized

Haftasonu bebeğinizle ya da çocuğumla ne yapsam diye düşünüyorsanız ‘Oyuncak Müzesi’ çok iyi bir alternatif. Hem olağanüstü bir koleksiyona sahip müzeyi geziyorsunuz; hem de müzenin düzenlediği etkinlik ve çocuk tiyatrolarına katılabiliyorsunuz. İşte Müze’nin Kasım ayı programından sizin için seçtiklerimiz:

Teknoloji ve Çocuk

Günlük yaşantımızın bir parçası haline dönüşen teknoloji kullanımının, hangi koşullarda bağımlılığa dönüştüğüne dikkat çekilecek olan seminerde, gelişimsel evrelere göre çocukların cihaz kullanımının bilişsel ve ruhsal gelişime katkı ve zararları incelenecektir.

Bebeklikten ergenliğe kadar olan dönemin ele alınacağı bu seminerde, çocuklardaki ruhsal gelişim, çeşitli psikolojik bakış açılarından ele alınacaktır. Zihinsel, sosyal, duygusal ve davranışsal gelişim aşamaları günlük örnekler ve videolar ile incelenirken; ebeveynlerin merak ettiği konu başlıklarına yönelik ipuçları paylaşılacaktır.

Konuşmacı: Maltepe Üniversitesi Öğr. Gör. Nesteren Gazioğlu

Tarih: 14 Kasım Cumartesi

Saat: 11:00

Müze ziyaretçilerine ücretsiz olarak gerçekleştirilecek seminere katılım için kayıt yaptırmanız gerekmektedir. Müze giriş ücreti indirimli 9 TL, tam 12 TL’dir.

sunay-oyuncak_muzesi-manse

 

BEBEKLER MÜZEDE (13-20 Aylık bebekler)

“Bebekler Müzede” atölye çalışmasına katılacak olan 13-20 aylık bebekler dış dünyayı anlamlandırma sürecini kolaylaştıran oyuncakların geçmişine doğru emekleyecekler. Bebekler ve anneleri, İstanbul Oyuncak Müzesi’nde ilk müze deneyimlerini, Oyun Terapisti Psk. Sendi Kasar Ben eşliğinde yaşayacaklar.   Miniklerimize müze gezme alışkanlığının ilk temellerini anne bebek arasındaki bağı kuvvetlendirici etkinlikler yaparak, güvenli kollarda kaliteli zaman geçirmeleri sağlanacaktır.

Yaklaşık 40 dakika sürecek etkinliğimize katılım için müzemizi arayarak rezervasyon yaptırmanız gerekmektedir.

Etkinliğin sonunda “Oyuncak Müzesi İlk Gezim” katılım belgesi verilecektir.

Tarih: 20 Kasım Cuma

Saat: 10:00

Yaş Grubu: 13-20 Ay

Katılım ücreti:35 TL

istanbul-oyuncak-muzesi-03-e1401904440780

BEBEKLER MÜZEDE (20-28 aylık bebekler)

“Bebekler Müzede” atölye çalışmasına katılacak olan 20-28 aylık bebekler dış dünyayı anlamlandırma sürecini kolaylaştıran oyuncakların geçmişine doğru emekleyecekler. Bebekler ve anneleri, İstanbul Oyuncak Müzesi’nde ilk müze deneyimlerini, Oyun Terapisti Psk. Sendi Kasar Ben eşliğinde yaşayacaklar.   Miniklerimize müze gezme alışkanlığının ilk temellerini anne bebek arasındaki bağı kuvvetlendirici etkinlikler yaparak, güvenli kollarda kaliteli zaman geçirmeleri sağlanacaktır.

Yaklaşık 40 dakika sürecek etkinliğimize katılım için müzemizi arayarak rezervasyon yaptırmanız gerekmektedir.

Etkinliğin sonunda “Oyuncak Müzesi İlk Gezim” katılım belgesi verilecektir.

Tarih: 21 Kasım Cumartesi

Saat: 10:00

Yaş Grubu: 20-28 Ay

Katılım ücreti:35 TL

 

KOLEKSİYON ATÖLYESİ

Çocukken hiç koleksiyonunuz oldu mu? Peçete, silgi belki de oyuncak araba…

Koleksiyon  ister amatör ister profesyonel amaçlı olsun, bireyin hayata bakışını farklılaştıran bir süreçtir.  Koleksiyoner meraklı ve araştırmacı yönünü geliştirirken bir yandan da

sabretmeyi öğrenir.  Gözlem yaparken bir yandan bütüncül bakmayı keşfeder.

İstanbul Oyuncak Müzesi’nde Uzman Psikolog Nesteren Gazioğlu “koleksiyon” temalı atölyede  8-12 yaş grubu genç koleksiyon meraklıları ile buluşacak.  Atölyede yaratıcı düşünce egzersizlerinin yanı sıra, takım çalışmaları ile sosyal sosyal becerileri geliştirici uygulamalara da yer verilecektir.  Dört hafta sürecek çalışmada katılımcılar kendi

koleksiyonlarının ilk adımlarını da atma imkanı bulacaklardır.

Dört haftayı tamamlayan katılımcılara katılım belgesi verilecektir.

Katılım için müzemizi arayarak rezervasyon yaptırmanız gerekmektedir.

Eğitmen: Maltepe Üniversitesi Öğr. Gör. Nesteren Gazioğlu

Tarih: 22 Kasım 2015 Cumartesi-29 Kasım Cumartesi- 5 Aralık Cumartesi- 12 Aralık Cumartesi

Etkinlik süresi: 40 dakikadır.

Saat: 11:00

Yaş Grubu: 8-12

Katılım ücreti: 120TL

 

3-6 Ay Bebek Gelişimi

/ Uncategorized

3 – 6 aylık dönem artık bebeğinizin sosyalleştiği ve sizinle vakit geçirmenin zevkini almaya başladığı dönemdir. Sizin açınızdan bakılınca da; üçüncü ay, bebeğinizin kendini ifade etme şekillerini ve verdiği mesajları daha kolay anlar hâle geldiğiniz ayların başlangıcıdır. Beslenme problemleri, ağlama nöbetleri 3-6 ay arasında tamamen sona ermese de, artık daha çok azalmaya başlamıştır.

Bebeğinizin en güzel dönemlerinden biri olan bu dönemde bebeğinizde fiziksel ve duyusal olarak nasıl gelişimler olduğunu ve sizin de bunlara nasıl tepki vermeniz, desteklemeniz gerektiğini isterseniz biraz daha yakından inceleyelim.

3-6 Ay Duyusal ve Fiziksel Bebek Gelişimi

  • Bebeğiniz artık vücudu üzerinde kontrol sağlamaya başlamıştır ve o vücudun kendisine ait olduğunun da farkındadır. Bu nedenle ellerine daha çok bakar, ayaklarına dokunur ve onların kendi vücuduna bağlı olduğu fikrini kazanır. Vücudunu kontrol etmesi çok kolay değildir ama bunu sağlamak için uğraşır. Önüne konan objeleri yakalar, tutar ve inceler. Her şeyi ağzına götürür. Çünkü, bu onun nesnelerin şeklini ve dokusunu keşfetme yöntemidir.

Neler Yapabilirsiniz? Bebeğinizi oyun saatlerinde yüz üstü bırakabilirsiniz. Yüzmeye benzer şekilde yapacağı hareketler sırtını güçlendirecektir. Sıkılıp, ağlamaya başlayana kadar bu pozisyonda tutabilirsiniz. Bebeğinizin yakınına ilgi çekici nesneler koyup, onlara ulaşmak için çabalamasını sağlayabilirsiniz. Tutabileceği kadar küçük ama yutamayacağı kadar büyük plastik kaşıklar, yumuşak renkli oyuncaklar idealdir.

hasta-bebek

  • 4. ayda karnının üstüne yatırıldığında başını ve çenesini havaya kaldırabilir. 4-6 ay arası önden arkaya dönebilir. 5. ve 6. ayda çiğneyebilir. Artık yürümeye başlayabileceği anlamına gelmeksizin, ayakları üstünde durdurulduğunda kendi vücudunu taşıyabilir. Göz kasları iyi çalışır ve gözleri ile sizi takip edebilir. Sesler de artık daha tanıdıktır. Sesleri tanıyıp, sesin geldiği yöne döner. 3-6 ay dönemi bebeğinizin küçük sesler çıkarmaya başladığı dönemdir. Bu onun konuşma başlangıç evresidir.

Nasıl Destekleyebilirsiniz? Ağladığında onu duyduğunuzu belli etmek ve ihtiyacına cevap vermek iletişimin ilk başlangıcı sayılabilir. Dilinizi ona göstererek, “maa, daa” gibi sesler çıkarmanız ilgisini çekecektir. Ağzın nasıl çalıştığı, sesin nasıl çıktığını anlamasına yardımcı olur. Onun çıkardığı sesleri aynen tekrarlayabilirsiniz. Adını daha sıklıkla kullanabilirsiniz. Aranızdaki bu sözlü iletişim “o” ve “siz” arasındaki ilişkinin ortak bir dil yardımı ile kurulduğunu anlamasına yardımcı olur.

Baby-And-Mother

  • Bebeğiniz bu dönemde artık daha çok güler. Özellikle 4. aydan itibaren kendisiyle oynanmasından büyük keyif alır. Göz teması kurar ve çevresindeki aktivitelerle daha çok ilgilenir. Biberonu veya anne memesini tanır ve görünce mutluluk hareketleri gösterir. Annesini ve yakın aile üyelerini tanır. Çevresinde olan bitene daha çok tepki verir. Artık günlük yaşamında bir rutin oluşturmuştur.

hinh-nen-em-be-de-thuong-nhat-2

Nelere Dikkat Etmelisiniz? Bebeğinizi oyun saatleri dışında, özellikle uyurken yüz üstü değil; sırt üstü yatırmalısınız. Bu, Ani Bebek Ölümü Sendromu’na neden olabilmektedir. Her bebeğin gelişim sürecinin birbirinden farklı olduğunu da mutlaka dikkate alarak yukarıda belirtilen temel hareketleri yapmıyor olması halinde doktorunuza danışmalısınız.

Bebek gelişim dönemleri arasında 3-6 ay dönemi, şüphesiz en keyifli evrelerden biridir. Bu nedenle, mümkün olduğunca bebeğinizle birlikte sadece bir kez yaşanan bu anların keyfini çıkarmaya bakın!

Anne Sütü Nasıl Artar?

/ Uncategorized

“​Acaba sütüm yeterli mi? Bebeğim yeterince beslenemiyor mu? Aç kaldığı için mi bu kadar çok ağlıyor?” sorularını kendisine sormamış bir yeni anne herhalde yoktur. Merak etmeyin; sütünün yeterli olup olmadığına yönelik endişe duyan ve sütünü nasıl artırabileceğine ilişkin araştırmalar yapan tek anne siz değilsiniz.

Bebeğinizi anne sütü ile en iyi şekilde beslemek, onu en iyi şekilde emzirmek için bütün çabalarınızda haklısınız. Çünkü anne sütünün faydaları dikkate alındığında, bebeğin özellikle ilk 1 yıl süresince gereksinim duyduğu bütün vitamin ve mineralleri sadece anne sütünün içerdiği görülmektedir. Anne sütü, bebeği daha sonraki yaşlarda ortaya çıkabilecek enfeksiyon, alerji, astım, obezite gibi her türlü rahatsızlığa karşı korur.

images (1)

Birçok yeni anne, süt miktarının az olmasından endişe duyar. Yetersiz sıvı alımı, yorgunluk, yüksek stres düzeyi, bebeği uzun aralıklarla emzirmek veya çok kısa süreler emzirip bırakmak anne sütünün azalmasına yol açabilmektedir. Sütünüzü artırmak için öncelikle şunları yaptığınızdan emin olun:

1. Emzirme döneminde sağlıklı bir beslenme planı yapın. Günde en az 2500 kalori aldığınızdan emin olun.

2. Çok su için. Su eksikliği çeken bir vücut süt yapamaz.

3. Mümkün olan her fırsatta uyumaya çalışın.

4. Stres azaltan; derin nefes alıp verme gibi basit teknikleri gün içinde uygulayın.

5. Ailenizden veya arkadaşlarınızdan ev işlerinde yardımcı olmaları konusunda mutlaka yardım isteyin.

6. Bebeğinizi sık sık emzirin. Bebeğin emme refleksi daha çok süt üretmenizi sağlar. Doğru emzirme teknik, yöntem ve pozisyonları için gerekirse uzmandan yardım alın.

Anne Sütünü Artıran Yiyecek ve İçecekler

Esasen, hangi yiyeceklerin veya içeceklerin anne sütünü artırdığına dair bilimsel bir veri günümüzde maalesef yoktur. Sadece emziren annelerin, sütlerini artırdığına dair hislerinden ve gözlemlerinden oluşan ve jenerasyonlar arası aktarılan deneyimler bulunmaktadır. İsterseniz, etkinliği konusunda hemfikir olunan başlıca yiyecek ve içeceklere bir göz atalım:

Rezene: Anne sütünü artırdığı, bebek gazını ve koliğini azalttığı biliniyor. Emziren annelerin rezeneyi, rezene suyu veya rezene çayı olarak içmeleri tavsiye ediliyor.Ayrıca, rezene çayı, hamile ve lohusa içeceği olarak da kullanılıyor.

download (5)

Sarımsak: Emziren annelerin çok sarımsak tüketmesi anne sütünün tadını ve kokusunu da etkiliyor. Bir araştırmaya göre bu koku ve tada bağlı olarak bebekler daha uzun süre emme refleksi gösteriyorlar. Bunun yanı sıra, sarımsak sütü emziren annelere tavsiye edilen içecekler arasında yer alıyor.

Yapraklı sebzeler: Demir ve kalsiyum içeriği açısından büyük fayda taşıyan ıspanak, çemenotu, hardal otu gibi yapraklı sebzelerin anne sütü üzerinde de olumlu etkileri bulunuyor. Bu sebzelerden günlük bir veya iki porsiyon yenmesi öneriliyor.

Kimyon tohumları: Kimyonun kabızlığı önleme, sindirimi kolaylaştırma bakımından faydalarının yanı sıra, süt yapımını arttırma konusunda da etkinliği biliniyor. Kimyon çekirdeklerinin hafif kızartılması ve sonrasında atıştırmalıklara eklenmesi tavsiye ediliyor.

Kuru yemiş: Özellikle bademin ve kajunun anne sütünü artırdığı öngörülüyor.

appleoat

Yulaf: Anne sütünü arttırmak için kullanıldığı bilinen yiyecek ve içecekler arasında, etkinliği konusunda en çok uzlaşılan besin olarak yulaf karşımıza çıkıyor. Demir, kalsiyum ve lif açısından çok zengin olan yulafı emzirme süresince günde en az bir porsiyon tüketmeniz öneriliyor. Bunun için çeşitli alternatifler mevcut: Yulaflı kurabiyeler, bisküviler hızlı seçeneklerden birini oluşturuyor. İsterseniz kendiniz de evde hem lezzetli hem pratik bir ara öğün hazırlayabilirsiniz: 3-4 yemek kaşığı yulafı, üzerini geçecek kadar süt, yarım çay kaşığı tarçın ile karıştırın. Üzerine yaban mersini, kuru üzüm gibi kuru meyveler ekleyin ve yarım saat buzdolabında bekletin. Afiyet olsun!